Özel Olimpiyatlar Türkiye Karma Basketbol Takımı’mız Berlin Yolunda

Özel Olimpiyatlar Türkiye Karma Basketbol Takımı’mız Berlin Yolunda

Sporun iyileştirici ve birleştirici gücüyle hayata karışan, özel gereksinimli bireylerden oluşan Özel Olimpiyatlar Türkiye Karma Basketbol Takımı’mız Berlin yolunda. Haziran’da, 2023 Özel Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları’na katılıyorlar.

Toyota Türkiye ve Türkiye Özel Sporcular Spor Eğitim ve Rehabilitasyon Derneği (TÖSSED), özel sporcuların gelişimini desteklemek ve onları, hayatın içine katabilmek amacıyla güçlerini birleştirdi.

Özel Sporcular Karma Basketbol Takımı, Ayşe Arman ve Ali Haydar Bozkurt ellerini birleştirerek poz veriyorlar.

Özel Sporcular Karma Basketbol Takımı, Ayşe Arman ve Ali Haydar Bozkurt ellerini birleştirerek poz veriyorlar.

Hareket özgürlüğünün, bir insan hakkı olduğuna inanan Toyota, global alanda başlattığı “Start Your Impossible” kampanyasıyla herkesin hayata katılmasını amaçlıyor. Bu kapsamda; Tokyo 2020 ve Paris 2024 Olimpiyatları’nın mobilite sponsoru oldular. Global olarak, olimpik ve paralimpik oyunlarını desteklemenin yanı sıra, 2023 yılında Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları’na da mobilite desteği veriyorlar.

Toyota Türkiye de, Özel Olimpiyatlar Türkiye Karma Basketbol projesiyle, imkansızı başarmak isteyenlere ilham vermeyi amaçlayan özel gereksinimli sporcu gençlere destek oluyor. Takımı, Berlin yolunda destekleyen bu şahane projeyi, kendisi de eski bir lisanslı basketbolcu olan, Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt’tan dinleyelim..

Özel Sporcular, Gazeteci Yazar Ayşe Arman ve Ali Haydar Bozkurt döviz tutarak oturarak poz veriyor.

Özel Sporcular, Gazeteci Yazar Ayşe Arman ve Ali Haydar Bozkurt döviz tutarak oturarak poz veriyor.

Basketbolla hayatı değişen takım oyuncularından Cem, Berke ve Akın’ın hikayelerini de paylaşacağım. Buradan okuyabileceksiniz. Onlar, başarı hikayeleriyle daha çok kişiye ilham olmak ve başka gençlerinde hayata katılmalarına destek olmak istiyorlar. Yaşasın özel sporcuları destekleyen kırumlar!!! Yaşasın özel soorcular!!!

Tebrikler! Toyota Türkiye olarak çok değerli bir şey yapıyorsunuz. Desteklediğiniz özel sporcular, Haziran’da Berlin’de gerçekleşecek 2023 Özel Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları’nda Türkiye’yi temsil edecek. Neler hissediyorsunuz?

-Çok heyecanlıyız! Özel sporcularımız, “İmkansız Yok” sloganıyla yola çıktılar. Berlin’deki 2023 Özel Olimpiyatları’nda ülkemizi temsil edecekler. Birbirinden değerli bu özel sporcuları, desteklemek bizim için çok gurur verici. Sporcularımız, yoğun bir tempo içerisinde, gelişim kamplarına katıldı. Tüm yıl süren antrenman programında yer aldılar. Gerçekten çok çaba harcadılar. Onların adım adım geliştiğini gözlemlemek müthiş bir duygu. Berlin’deki Özel Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları’nda ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceklerine eminiz. Şimdiden o günü, dört gözle bekliyoruz.

Nasıl doğdu bu anlamlı proje?

-2018’de, “Toyota, artık yalnızca bir otomobil markası değil, bir ‘mobilite’ şirketine dönüşüyor” açıklamasını yaptık. Bu, aynı zamanda günümüzde mobil olmanın bir lüks değil, ihtiyaç olduğu mesajını taşıyor. Buradaki amacımız, büyük-küçük herkesin, özgürce hareket ettiği bir dünya gerçekleştirmek. Çünkü hareket özgürlüğünün, bir insan hakkı olduğuna inanıyoruz. Hareket ettiğinizde, özgür oluyorsunuz. Bugün kullandığımız aracın, bizden alındığını veya mobilite araçlarının olmadığını düşünün. Bütün planlarımız alt üst olur. İşte bu yüzden, robot teknolojilerinden yapay zeka uygulamalarına, herkes için mobilite ihtiyacını karşılayacak çözümler üzerine yatırımlar yapıyoruz. Global kapsamda “Start Your Impossible” olarak başlatılan kampanya, çok geniş bir anlam ifade ediyor ve herkesin hayata katılmasını amaçlıyor. Kampanyanın bir kapsamı olarak, Tokyo 2020 ve Paris 2024 Olimpiyatları’nın mobilite sponsoru olduk. Global olarak, olimpik ve paralimpik oyunlarını desteklemenin yanı sıra, 2023 yılında Olimpiyatlar Dünya Yaz Oyunları’nın da mobilite sponsoru olduk. Ne mutlu bize ki özel sporcuların başarı yolculuğunda da onların yanlarında yer alıyoruz. Biz aslında; engellilerin, hastalıklarından dolayı hareketleri kısıtlı kişilerin, yaşlıların, yani 7’den 70’e herkesin, dünya üzerinde zahmetsizce ve keyifle hareket etmesini istiyoruz. Bunu sağlayacak ileri teknolojiye sahip ürünlerle onlara yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Bu çerçevede, birçok farklı ihtiyacı karşılayacak şekilde mobilite çözümleri geliştirmeye devam ediyoruz.

Yazar Ayşe Arman ve Toyota Türkiye CEO'su Ali Haydar Bozkurt KARMA BASKETBOL PROJESİ afişini işaret ederek poz veriyorlar.

Yazar Ayşe Arman ve Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt KARMA BASKETBOL PROJESİ afişini işaret ederek poz veriyorlar.

Siz, mobilite şirketi olarak, “Herkes için eşit hareket özgürlüğü” diyerek engelleri ortadan kaldırmak istiyorsunuz…

-Aynen öyle! Temel anlayışımız, insan hayatını kolaylaştıracak her türlü mobilite çözümleri geliştirip, dünyaya sunmak. Toyota olarak, özgürce hareket ettiğimizde, imkansız diye bir şeyin olmadığına inanıyoruz. Sadece olimpik ve paralimpik oyunları değil, globalde birçok olimpik ve paralimpik sporcuya da destek veriyoruz. Bu, çok geniş kapsamlı bir proje ve tüm dünyayı etkileyen bir dönüşüm. Sporun iyileştirici ve birleştirici gücünü ortaya koyarak, bu başarı hikayeleriyle daha çok kişiye ilham olmak ve hayata katılmalarına destek olmayı istiyoruz.

Peki 2023 Özel Olimpiyat Oyunları’na katılacak Türkiye Karma Basketbol Takımı’nın oluşumu nasıl oldu?

-Türkiye Özel Sporcular Spor Eğitim ve Rehabilitasyon Derneği’yle (TÖSSED) özel sporcuların gelişimini desteklemek ve onları, hayatın içine katabilmek amacıyla Karma Basketbol projesi için bir iş birliği yaptık. Bu projeyle hem özel sporcuların becerilerini geliştirmelerine hem de antrenörlerin de özel olimpiyatlar kuralları çerçevesinde doğru eğitim ve yöntemlerle özel sporcuların gelişimine katkı sağlamalarına destek oluyoruz.

KALBİMİZİ KOYDUĞUMUZ BİR PROJE! ÖZEL OLİMPİYATLAR KARMA BASKETBOL TAKIMI’NA DA OYUNCULARINA DA GÖNÜLDEN BAĞLIYIZ!

Toyota Türkiye çalışanları, projeye fiziksel olarak da destek vermiş. Final antrenmanı için takımla birlikte sahaya çıkmış ve partner oyuncu olarak onlara katılmışlar…

-Evet, bu bizim kalbimizi koyduğumuz bir sosyal proje. Hepimiz, takıma da oyunculara da gönülde bağlıyız. Sahaya çıkıp, projenin içerisindeki oyuncularla birlikte olmak, çok daha farklı bir duygu. Sporun, gerçekten birleştirici bir gücü var. Sahada da basketbol takımının, bir ekip olarak hareket ettiğine birebir şahit olmak çok güzel. Onların imkansızı başarma hikayesine ortak olmak bizi için çok değerli. Çalışanlarımızdan oluşan gönüllü grubumuz, partner sporcu olarak, özel sporcularımızın yanında turnuvada yer alarak, aslında herkesin bu güzel oluşuma destek sağlayabileceğini de gösterdi. Dileyen gönüllüler, partner sporcu olarak, özel sporcuların antrenmanlarına katılıp onlara her zaman destek verebilir.

Hepimize ilham veren bu özel sporcularla ilgili sizin gözlemleriniz neler?

-Her şey, bir fikirle başlıyor. İlk adımı atmakla başlıyor. Buradaki özel sporcularımız, harekete geçmeye karar verdiklerinde; bazıları henüz basketbol topuna bile dokunmamıştı. Ancak imkansızı denemeye kararlıydılar ve biz sadece onlara TÖSSED ile birlikte yol göstermeye çalıştık. Her geçen gün, ileriye doğru bir adım daha atarak imkansızı başarma hikayelerini yazıyorlar. Onların azmi, herkesin kendi imkansızını denemesi için çok ilham verici.

Sizce bu proje, 4 duvar arasında kalan nice özel gereksinimli bireye ilham verecek mi?

-Elbette! En azından öyle olmasını umut ediyoruz! Tüm gayretimiz bunun için. Özel gereksinime ihtiyaç duyan bireylerin, topluma kazandırılması çok önemli. Biz bunu, üzerimize düşen görevlerden biri olarak değerlendiriyoruz. Onları hayata dahil etmek, yaşam sevinçlerini ortaya çıkarmak, becerileriyle örnek olmalarını sağlama düşüncesindeyiz. Baktığımızda buna örnek teşkil edecek o kadar özel birey var ki. Onlar, imkansızı denemişler ve ortaya şahane başarılar çıkmış. Örnek olmuşlar, olmaya da devam ediyorlar. Bu sayıyı artırmak, herkesin temel düşüncesi olmalı. Bu toplumda, bir bütünü oluşturuyorsak, bu çabayı harcamalıyız. Ayrımsız bir şekilde herkesi kapsayarak, herkesi içine dahil etmeye çalışarak yaşamanın tadına varmalıyız.

3 Aralık Dünya Engelleri Aşma filminizi de çok sevdim. 3 Aralık’ı “Engelliler Günü”nü “Engelleri Aşma Günü”ne dönüştürmeyi hedefliyorsunuz. Bence çok güçlü bir toplumsal duyarlılık ve farkındalık yarattınız…

-Teşekkürler. Bu konuda o kadar olumlu geri bildirim aldık ki çok mutluyuz. Gerçekleştirdiğimiz iletişim çalışmalarımızla, 8.5 milyon erişime ulaştık. Evet, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü “Dünya Engelleri Aşma Günü” olarak ilan ettik ve bugünde küçük-büyük, yaşlı-genç, engelli-engelsiz demeden herkesi bu farkındalık hareketine davet ediyoruz. Engelinin ne olduğu fark etmeksizin, imkansızını başarma hikayesinde onlara ilham vermek istiyoruz. “İmkansız yok” dediğiniz anda, zorlukları aşmak için en önemli adımı atmış oluyorsunuz.

Peki bu hedefle çıktığınız yolda başka ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

– Şirket içinde, 360 derece engelli iletişimi çalışmaları yapıyoruz. Mesela, sektörde ilk defa işitme engellilere yönelik call center kurduk ve burada da işitme engelli bir çalışan istihdam ettik. Ayrıca toyota.com.tr web sitemizi, görme engellilere uygun hale getirerek, yine sektörde bir ilki gerçekleştirdik ve EyeBrand sertifikalı ilk marka olduk. Burada bir sosyal girişim olan Blindlook ile iş birliğimizi devam ettirerek, yeni projeler üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Aynı şekilde fiziksel olarak hizmet verdiğimiz bayilerimizde de engellilere yönelik iyileştirme çalışmalarımız devam ediyor. Türkiye’deki tüm plazalarımızı “engelsiz plazalara” dönüştürerek bu alanda da sektörde bir ilkin öncüsü olduk. Bunun yanında, plazalarımızda görev alan 1145 personelin de “Engel değil, iletişim eğitimi”ne katılımını sağlayarak, iletişimin önemine dikkat çektik. Engeli ne olursa olsun, bayilerimize gelen herkesin hayatını kolaylaştıracak çözümler üretmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Merakımdan soruyorum, Woven City nedir?

-Woven City, Japonya’da, Fuji Dağı’nın eteklerinde geleceğin şehirlerine öncülük etmesi için tasarlanan bir yaşam merkezi. Bir nevi geleceğin şehri. “0” emisyonlu hidrojen yakıt hücrelerinden güç alan; tamamen bağlantılı bir ekosisteme sahip olacak bu şehir, yaşayanlar için günlük yaşamı kolaylaştıracak en son teknolojilerle donatılıyor. Evlerde yer alacak yapay zekalı sensörler, içeridekilerin sağlık durumunu gözlemleyebiliyor. Şehirdeki ana yollarda sadece tamamen otonom ve sıfır emisyonlu araçlar kullanılıyor. Çatılar, hidrojen yakıt hücrelerinin ürettiği güce ek olarak, güneş enerjisinden yararlanmak adına da foto-voltaik panellerle kaplanıyor. Farklı hızlara sahip araçlar, kişisel mobilite araçları ve sadece park benzeri yayalar için ayrılan yollar bulunuyor. Bilim kurgu filmlerinde gördüğünüz fütüristik şehirler gibi ama farklı, çünkü bu bir gerçek.

armanayse.com

KATEGORİLER
ETİKETLER
Bunu Paylaş