Okul Öncesi Dönemde Disleksinin Başlıca belirtileri Nelerdir?

Okul Öncesi Dönemde Disleksinin Başlıca belirtileri Nelerdir?

Disleksi, bireyin zihinsel ve duyusal bir yetersizliği olmamasına ve en az altı ay boyunca güçlük yaşadığı alanlara yönelik olarak öğretim almasına karşın, sözcükleri doğru, akıcı bir şekilde okuma ve okuduğunu anlama alanında yaşanan bir sorundur.

Disleksi, çocuğun okuma-yazma öğrenmeye başlamasıyla ortaya çıkmasına karşın aslında okul öncesi yıllardan itibaren birçok alanda farklı belirtilerle kendini gösterir. Okul öncesi dönemde disleksinin başlıca belirtileri şöyle sıralanabilir:

DİL
• Konuşmaya geç başlama,
• Günlük yaşamda sık kullanılan nesnelerin isimlerini hatırlamada zorlanma,
• Sayıları, haftanın günlerini, mevsimleri, renkleri, şekillerin isimlerini öğrenmede zorlanma,
• Arkadaşlarının isimlerini hatırlayamama,
• Tekerlemeleri öğrenmede zorlanma,
• Birbirinin zıttı sözcükleri öğrenmede zorlanma,
• Konum (içinde, dışında, üstünde-altında vb.) bildiren ifadeleri karıştırma,

MOTOR
• Yürümek, emeklemek, oturmak vb. başlıca motor becerileri geç öğrenme,
• Yakalamak, fırlatmak, tekme atmak, zıplamak, hoplamak vb. temel kaba motor becerilerdeki performansının zayıf performans olması,
• Düğme iliklemek, fermuar kapamak, bağcık bağlama dişini fırçalama vb. gibi ince motor becerilerin yavaş gelişmesi,
• Top atma-tutmaya dayalı eşgüdüm gerektiren oyunlarda zorlanma ve kaçınma,
• Sakarlık, günlük yaşamda sıkça bir şeylere çarpma ya da devirme,
• Sağı solu ayıt etmede güçlük yaşama,

RİTM
• Okul şarkılarına el çırparak eşlik edememe,
• Okula şarkılarını öğrenmede zorlanma,
• Müzik ritmiyle hareket etmede yani dans etmede zorlanma,

OKUMA ÖNCESİ
• Farklı olan sözcüğü bulma, kafiyeli sözcük bulma, sözcükleri harflere ayırma vb. becerilerde zorlanma,
• Harflerin şekillerini ayırt etmede zorlanma,
• Harflerin isimlerini öğrenmede zorlanma,
• Harf-ses ilişkisini öğrenmede zorlanma,

YAZMA ÖNCESİ
• Kalem-kağıt ile yapılan resim yapma, sınırlı boyama vb. görevlerden kaçınma,
• Kalemi tuhaf şekilde tutma,
• Makası parmaklarına uygun şekilde yerleştirememe ve kullanamama,
• Temel şekilleri bakarak başarılı şekilde kopyalayamama,
• Harflerin şeklini oluşturamama,

SOSYAL DUYGUSAL
• Kendine güvenmeme,
• Arkadaş edinmede ve sürdürmede zorlanma,
• Çok çabuk kırılma,
• Görünürde bir sebep olmaksızın iyi ve kötü günlerinin olması,

DİKKAT VE BELLEK
• Arka plandaki seslerin kolayca dikkatini dağıtması,
• Dalgınlık,
• Dinlemiyor gibi gözükme,
• Sürekli hayal kurma,

İlkokula başlamadan önce erken dönemde bu belirtileri gösteren çocukları tanımak onlara okul öncesi dönemde gerekli destekler sağlamak açısından önemlidir. Böylece disleksili çocukların eğitim hayatının ilk yıllarını daha kolay geçirmesi sağlanabilir.

Okul öncesi dönemde disleksili çocukların tanılanması için titiz, dikkatli ve uzun süren değerlendirmeler yapılması gerekir. Disleksinin tanılanması tıbbi ve eğitsel değerlendirme olmak üzere iki açıdan yapılır. Tıbbi değerlendirme, bireyin sağlık durumunda öğrenme yeteneğini etkileyen görme, işitme ve nörolojik açıdan bir sorun olup olmadığını belirlemek amacı ile psikiyatri, nöroloji, kulak burun boğaz ve göz hekimlerinin gerekli muayeneleri yapmalarını içerir. Öncelikle çocuğun görme ve işitme duyuları ile ilgili bir sorunu olup olmadığı saptanır. Eğitsel değerlendirme, öncelikle çocuk hakkında anne-baba ve öğretmeni ile görüşmeler yapmayı ve sonrasında ise çocukla yapılacak bireysel inceleme, gözlem, test ve ölçek uygulamalarını kapsar. Çocukla yapılan bu çalışmalarda çocuğun gelişim alanları, zeka, görsel-işitsel algı, dikkat, bellek vb. alanlarda değerlendirilmesi hedeflenir. Böylece, çocuğun hem güçlü yanları hem de desteklenmesi gereken yanları ortaya çıkarılır.

Okul öncesi dönemde disleksi açısından riskli grupta olduğu belirlenen çocukların desteklenerek okula hazır hale gelmeleri sağlanmalı. Yapılan çalışmalar, disleksi açısından riskli grupta bulunan çocukları okula hazırlamada bütüncül yaklaşımların önemini ortaya koymakta. Buna göre, okul öncesi dönemde çocuklar sadece okuma yazmaya hazırlamaya yönelik çalışmalara değil daha bütüncül programlara gereksinim duyarlar. Okul öncesi dönemdeki eğitim programlarının kaba motor becerileri, denge ve eşgüdüm becerilerini geliştirmeye yönelik egzersizlerin yanı sıra ritm algısını geliştirici etkinlikleri de içermesi sonraki okuma yazmayı öğrenme ile ilgili problemlerin önlenmesinde yararlı olacaktır.

PROF. DR. NUR AKÇİN KİMDİR?
Nur Akçin, İstanbul Üniversitesi’nden Eğitim Bilimleri alanında lisans derecesini, Hacettepe Üniversitesi’nde Çocuk Sağlığı ve Eğitimi dalında yüksek lisans derecesini ve Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim alanında doktora derecesini aldı. Halen Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Özel Eğitim bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta. Özel öğrenme güçlükleri, yetersizlikten etkilenen bireylere okuma-yazma öğretimi ve bireyselleştirilmiş eğitim programlarının hazırlanması konularında ulusal ve uluslararası yayınları bulunmakta ve lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde dersler vermektedir.

Hürriyet

KATEGORİLER
ETİKETLER
Bunu Paylaş