Lösemiyi Yenen Çocuk Şimdi Doktor!

Lösemiyi Yenen Çocuk Şimdi Doktor!

Lösemi tedavisi gören bir çocuk olarak yaşadığı zorlu sürecin ardından doktor olma kararı alan Nurgül Büyüktarakçı Erfidan, şimdi çocuklara umut oluyor. İşte onun ilham veren hikayesi.

Lösemi, çocukluk çağında karşımıza çıkan acı bir gerçek. Bu hastalıkla mücadele eden birçok çocuk, doktorların ve sağlık ekibinin özel ilgisi sayesinde iyileşme şansına kavuşuyor. Nurgül Büyüktarakçı Erfidan da bu şanslı çocuklardan biri. Aydın’da dünyaya gelen Erfidan, 12 yaşında lösemi teşhisi konulduğunda hayatı büyük bir sınavla karşı karşıya kaldı.
Yaklaşık 2 yıl süren yoğun tedavi süreci boyunca, sevdiği okulundan ve arkadaşlarından uzak kalan Erfidan, yüksek dozlarda kemoterapi ve radyoterapi tedavileri gördü. Ancak bu zorlu süreçte doktorların ve hemşirelerin özel ilgisi ve moral desteği, onun için bir umut ışığı oldu. Bu destekle birlikte lösemiyi yenen Nurgül Büyüktarakçı Erfidan, iyileştiği günlerde doktor olma kararı aldı.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olan Erfidan, şimdi İzmir Demokrasi Üniversitesi Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapıyor. Hem acil serviste hem de evde sağlık biriminde aktif olarak görev alan bu genç doktor, çocuk hastaların evlerine giderek onlara özel hizmet sunuyor. Ayrıca hasta çocuklar ve aileleriyle özel olarak ilgilenen Erfidan, kendi yaşadığı lösemi sürecini anlatarak moral vermeye çalışıyor.

Erfidan, geçirdiği lösemi tedavisini ve şu anki görevini şu şekilde anlatıyor: “Hastaneye yattığımda kanamalarım çok fazlaydı. Neredeyse artık ‘Yaşamayacak mıyım?’ diye düşünmeye başlamıştım. Ama tedaviyle birlikte yaşama tutununca, o süreç beni doktor olmaya teşvik etmişti. Doktorlarımız ve hemşirelerimiz bizimle ilgileniyordu. Çünkü biz onlara göre özel hasta grubuyduk. Bizim daha çok ilgiye, sevgiye ihtiyacımız vardı. Ve normal bir hasta bir gün, iki gün yatıp taburcu oluyordu ama bizim artık birinci evimiz hastaneler olmuştu. Onların bize uyguladığı hem tıbbi müdahale hem de sevgi, şefkat hayata tutunmamıza sebep olmuştu.”

Erfidan, tedavi sürecinde kendi yaşadığı deneyimleri çocuklara ve ailelerine anlatarak umut olmaya çalışıyor. Onlara geçici bir dönemden geçtiklerini ve iyileşmenin mümkün olduğunu göstermek istiyor. “İyi ki doktor olmuşum” diyerek, her bir hastanın iyileşmesine vesile olmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu vurguluyor.

“Daha olumlu düşünmeye başladık”
Hastanede 12 yaşındaki oğlu epilepsi ve serebral palsi tedavisi gören Kezban Erkul, Dr. Erfidan’ın hikayesinin kendilerini çok etkilediğini söylüyor. Onunla tanıştıktan sonra daha olumlu düşünmeye başladıklarını ifade ediyor. Hemşire Hülya Yıldırım ise Erfidan’ın hastalarla kurduğu empatinin çok farklı olduğunu belirtiyor. Onun yaşadığı deneyimleri paylaşarak hastaların ve ailelerinin moral bulmasına katkı sağladığını vurguluyor.

Kaynak: AA

KATEGORİLER
ETİKETLER
Bunu Paylaş