Lösemili Çocukların Abisi, Kardeşlerine Umut Oluyor

Lösemili Çocukların Abisi, Kardeşlerine Umut Oluyor

Çocukken lösemiye yakalanan ve tedaviyle iyileşen Doğukan Yalçınöz, şimdi ise haftanın belli günleri lösemili çocuklarla birlikte vakit geçiriyor. Oyunlar oynuyor, destek oluyor, kendi deyimiyle ‘abilik’ yapıyor. Yalçınöz, ‘Ben iyileştim, siz de iyileşebilirsiniz’ diyerek bunu göstermeye ve onlara umut olmaya çalışıyorum” diyor.

Doğukan Yalçınöz, 2.5 yaşındayken lösemiye yakalandı ve yürüme fonksiyonlarını yitirdi. 2005 yılında Ankara’da Lösemili Çocuklar Vakfı’nın(LÖSEV) desteğiyle beş yıllık tedavinin ardından sağlığına kavuşan Yalçınöz, şimdi LÖSEV’in yürüttüğü ‘Gençlik Projesi’nde lösemi hastası olan çocuklara destek oluyor, kendi deyimiyle ‘abilik’ yapıyor. Lise eğitimini tamamladıktan sonra LÖSEV’de çalışmaya başlayan Yalçınöz, lösemili çocuklara moral veren çalışmalarını şöyle anlattı:

“Umut Olmaya Çalışıyorum”

“Bir buçuk senedir LÖSEV’de profesyonel olarak ‘Gençlik Projesi’nde faaliyet gösteriyorum. LÖSEV içerisinde iyileşmiş her çocuğa ‘genç’ deniyor. ‘Ben iyileştim, siz de iyileşebilirsiniz’ diyerek bunu göstermeye ve onlara umut olmaya çalışıyorum. Ailelerimizin yanına gittiğimizde bana karşı yaklaşımları çok farklı oluyor. Bizim bu projedeki hedefimiz Türkiye genelindeki tüm gençlere ulaşmak. Çünkü hepimiz çok zor süreçler geçiriyoruz. LÖSEV’de çalışan hiç kimse benim doktorum, hemşirem yada hasta bakıcım değildi. Ya annemdi ya da ablamdı. Abi olma sırası şimdi bana geldi.

“Kardeşimiz Gibi Geliyor”

Gençlik Projesi, Türkiye genelinde lösemiyi atlatmış tüm gençleri maddi manevi her koşulda desteklemeyi amaçlıyor. Çünkü LÖSEV’e girdiğinizde sadece bir vakfın kapısından girmiyorsunuz. 60 bin kişilik bir ailenin parçası oluyorsunuz. Biz Gençlik Projesi’nde online toplantılar, dans etkinlikleri, koro çalışmaları ve şehir dışı seyahatler yapıyoruz. LÖSEV’in otelinde birlikte tatil yapıyoruz ve bu ailenin bağlarını güçlendiriyoruz. Ben her hafta LSV Eğitim Kurumu’na gidiyorum. Onlarla oyun oynuyorum. Hiç denize girmemiş bir gencimizi Bodrum’a götürdüğümüzde yüzündeki gülümseme paha biçilemez oluyor. Hiç tanımadığımız kişiler bile bize kardeşmişiz gibi geliyor. O arkadaşlarımızın aileleri de bize karşı çok korumacı oluyor.”

Hürriyet

KATEGORİLER
ETİKETLER
Bunu Paylaş