Görme Engelliler Kendilerine Noter İşlemlerinde ‘Tanık Şartı’ Uygulamasını Protesto Etti

Görme Engelliler Kendilerine Noter İşlemlerinde ‘Tanık Şartı’ Uygulamasını Protesto Etti

Görme engelliler, noter işlemlerinde ‘tanık şartını’ Ankara’da Türkiye Noterler Birliği önünde protesto etti. Türkiye Körler Federasyonu Başkanı Emin Demirci, “Körleri sırf gözleri görmediği için önlerine konulan metni okuyamayacak diye başka maddelerdeki okur yazar olmayanlarla ilgili düzenlemelere sokmak, en hafif tabirle haddini bilmezliktir, hakaret etmektir ve saygısızlıktır” dedi.

Görme engelliler, kendilerine noter işlemlerinde ‘tanık şartı’ uygulamasını Ankara’da Türkiye Noterler Birliği önünde yaptıkları eylemle protesto etti. Eyleme Türkiye’nin farklı şehirlerinden görme engelliler katıldı. Eylemde “İmzam kişiliğimdir”, “Yasa tanık istemezken noter körlere tanık dayatamaz”, “Farklılıklar ayrımcılığa gerekçe olamaz”, “İmzam onurumdur” yazılı dövizler taşındı. Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği adına konuşan avukat Şerif Ali Mutlu, şunları söyledi:

“Aramızda öğretmenlerimiz var, onuruyla mesleğini yapıyorlar. Aramızda psikologlarımız var, onuruyla mesleğini yapıyorlar. Aramızda öğretmenlerimiz, avukatlarımız var, onuruyla mesleğini yapıyorlar. Binlerce evrakın altına imza atıyorlar. Biz, onuru imzası olan; imzası, kimliği olan, okuma yazma bilen ve imza atabilen görme engellilerden tanık isteyen noterlere ‘merhaba’ diyoruz. 1926 yılında yürürlüğe giren Borçlar Kanunu’nun 14. maddesi, bizden tanık istiyordu ama o tarihte görme engelliler arasında okuma yazma oranı 100 binde bir veya 200 binde birdi. Bu, çok normal bir durumdu. Fakat, teknoloji gelişti, okullar açıldı, biz görme engellilerin neleri başarabileceğini bu toplum, bu ülke gördü. Ülkemizde onlarca körler okulu açıldı, birçok görme engelli arkadaşım öğretmen oldu, kendilerine topluma yararlı birey haline getirdiler.

“TÜRKİYE NOTERLER BİRLİĞİ, GENELGESİNİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA”

Biz, haksız bir talepte bulunmuyoruz. Türkiye Noterler Birliği’ni yaptığımız defalarca başvuru sonucunda kendileri tarafından 11 Nisan 2022 tarihinde yapılan toplantıda bizim haklı olduğumuz, bunun çözüleceği belirtilmesine rağmen bugüne kadar hiçbir çözüm üretilmemiştir. 1512 sayılı Noterlik Kanunu 73 ve 75’inci maddeleri açıktır. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye Noterler Birliği’nin yapmış olduğu uygulamanın hukuksuz olduğu, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin 12. maddesi de dahil olmak üzere açıkça aykırılık teşkil ettiği tespit edilmiştir. Görüşe ve resmi yazıya bağlanmıştır. Kendilerini defalarca yazı yazarak, defalarca ziyaret ederek kendilerinden haklı taleplerimizi dinlemelerini istedik. Biz görme engelliler, toplumun her alanında varız. Bizsiz toplum; toplum da bizsiz olamaz. Türkiye Noterler Birliği, durağan zihniyetten çıkmak zorundadır. Türkiye Noterler Birliği, genelgesini değiştirmek zorunda.”

“HATIR İMZASI’ GİBİ KANAYAN YARALAR VARKEN KÖRLERLE İNATLAŞMAYI BIRAKIN. DERHAL GENELGENİZİN KÖRLERLE İLGİLİ OLAN KISMINI DÜZENLEYEREK YENİDEN YAYINLAYINIZ”

Mutlu’nun ardından konuşan, Türkiye Körler Federasyonu Başkanı Emin Demirci, şunları belirtti:

“2005 yılında engelliler hakkında kanun çıktığında yetersiz bulsak da hepimiz, en azından bir kanunumuz var diye sevindik. Hatta örgütlerde yöneticilik yapmış bir arkadaşımız, ‘artık kanun çıktı, örgütlerin mücadele etmesine gerek yok’ diyerek bu işin kanun çıkarmakla bitmeyeceğini bilenleri şaşırtmıştı.

Geçen yıllar, bazı yönlerden iyileştirmeler getirmiş olsa da kanunla verilen hakların birer birer tırpanlandığını gördük. Hani kanunla körlerin noter işlemlerinde imzalarına iki şahit getirme kaldırılmıştı? Evet. Belki kanunla kaldırılmış ve Noterlik Kanunu’nun 73. maddesiyle görme engelliler, eğer isterlerse iki şahit getirebileceklerdi ama kafalardaki kökleşmiş önyargılar, öyle demiyordu. Olur muydu öyle şey? Körlerin korunması lazımdı. Nasıl olsa onlar önlerine konulan metni okuyamayacakları için, metnin içeriğine vakıf olmadan kendilerini, sonradan mağdur durumuna sokacak imzalar atarlarsa ne olacaktı? Dolayısıyla saygı değer noter efendiler ve hanımefendiler tarafından korunmaya ihtiyacı vardır. Bu düşünce o kadar yerleşiktir ki Noterlik Kanunu’nda olmadığı halde İstanbul’da bir noter, bu kanun çıktıktan birkaç yıl sonra, ‘Eğer böyle bir şey varsa ben mesleği bırakırım’ diyecek kadar ileri gidebilmiştir. Oysa 73. madde, son derece açıktı, aması fakatı yoktu. Körleri sırf gözleri görmediği için önlerine konulan metni okuyamayacak diye başka maddelerdeki okur yazar olmayanlarla ilgili düzenlemelere sokmak, en hafif tabirle haddini bilmezliktir, hakaret etmektir ve saygısızlıktır. Bizler, bunun için buradayız. Korunmaya ihtiyacımızın olmadığını, en yüksek sesle, sağır kulakların duyacağı şekilde, en yüksek perdeden duyurmak için akın akın geldik. Eğer duymazlarsa yine geleceğiz. Hiçbir kör, okumamış bile olsa kendi menfaatine aykırı bir belgeyi asla imzalamaz. Ülkede onca ‘hatır imzası’ gibi kanayan yaralar varken körlerle inatlaşmayı bırakın. Derhal genelgenizin körlerle ilgili olan kısmını düzenleyerek yeniden yayınlayınız.”

ANKA

KATEGORİLER
ETİKETLER
Bunu Paylaş

YORUMLAR

Wordpress (0)
Disqus (0 )