Engelli Bireylere Aylık Bağlanırken Kendi Geliri Esas Alınmalı

Engelli Bireylere Aylık Bağlanırken Kendi Geliri Esas Alınmalı

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu, engelli bireylere aylık bağlanırken birlikte yaşadığı aile bireylerinin geliri yerine kendi gelirinin esas alınması için kanun teklifi verdi. Purçu, “Engelli birey, bağımsız bir birey olarak görülmemekte ve ev içinde yaşayan akrabalarının gelirine muhtaç edilmektedir. Engelli bireyi bağımsız bir birey olarak kabul etmeyen sistem, anne-babasının gelir düzeyine bakarak onun tek başına yaşamasına dahi engel olabilmektedir” dedi.

Özcan Purçu, TBMM’ye verdiği kanun teklifinde, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’dan, engelli bireylere aylık bağlanırken birlikte yaşadığı aile bireylerinin gelirlerinin esas alınmasına ilişkin düzenlemenin kaldırılmasını önerdi.

Purçu, teklifin gerekçesinde, Türkiye’de 8,5 milyon engelli olduğunu hatırlatarak, “Engelliliğe çözüm yolları üretmek öncelikli ihtiyaçlardandır. Toplumsal yaşama katılımın önündeki engelleri kaldırmak ve engelli bireylerin sahip olduğu potansiyeli ortaya çıkarmak için yeterli kaynak ve uzmanlığı bu konuya yönlendirmek gereklidir” dedi.

2005 yılında yürürlüğe giren Engelliler Hakkında Kanun’nda erişilebilirlikle ilgili hükümler yer aldığını hatırlatan Purçu, Türkiye’deki engellilerin bağımsız yaşama sahip olma, topluma dahil olma, sağlık, eğitim ve istihdam haklarına erişimde büyük sıkıntılar yaşadığını belirterek şunları kaydetti:

“Engelli bireylerin haklarına erişebilmeleri için Türkiye’de en az yüzde 40 oranında engelli olmak gerekmektedir. Sözleşme, engelli bireyleri tanımlarken bir oran öngörmez. Dolayısıyla bu oran, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ne aykırıdır. Türkiye’de engelli haklarının kullanımına getirilen bu kısıtlamanın bilimsel bir açıklaması da yoktur. Engel oranında getirilen bu kısıtlama nedeniyle özellikle istihdam alanında büyük mağduriyetler yaşanmaktadır. Örneğin tek gözü görmeyen bir kişi, 2013 yılında engel oranı ölçümünde yapılan değişiklik öncesi yüzde 50′lerde oran alırken bu değişiklik yapıldıktan sonra engel oranı yüzde 40′ın altına düşmüştür. Ülkemizde engellilerin, haklarını talep etmek için engelli sağlık raporu almaları zorunludur.

“ENGELLİ BİREYLER ENGELLİ RAPORU ALMAK İÇİN HER YIL DOKTOR DOKTOR GEZMEK ZORUNDA”

“Ayrıca, engelli raporu alabilmek için belirli aralıklarla hastaneye gidip heyet raporu alması gereken engelliler, hastanede her uzmanlık alanından ayrı hekimleri tek tek ziyaret ederek muayene olmakta zorlanmakta (bu zorunluluğun nedeni, engelli raporunun bir heyet raporu olmasıdır), hatta bunu yapamadıkları için engelli raporundaki orana bağlı olan haklarından vazgeçmektedirler” diyen Purçu, şunları kaydetti:

“Örneğin hem yürüme hem görme engelli olan birinin destek almadan hastaneye girmesine imkan bulunmamaktadır. Bu gibi mağduriyetlerin önlenmesi adına, engelli hastalara evde sağlık bakım hizmetlerinin sunulması ve yaygınlaştırılması gereklidir. Engelli raporu almak için hastaneye gitme zorunluluğu ortadan kaldırılmalıdır.

“AYNI HANEDEKİ BİREYLERİN GELİRİNE BAKILMAKSIZIN ENGELLİ BİREYİN İHTİYACINA GÖRE SOSYAL YARDIM VERİLMELİ”

İstihdam edilmemiş olan engelli bireylere, başka bir maddi gelirleri olmaması halinde sosyal yardım verilebilmektedir. Aylık ödenen engelli maaşının bağlanmasında, engelli bireyin yaşadığı hanede kim varsa gelir ölçümüne dahil edilmektedir. Bu kişilerin tüm gelirleri toplanıp, hanede yaşayan kişi sayısına bölünmektedir. Aylık kişi başına düşen gelir, asgari ücretin üçte birinden az ise aylık bağlanması mümkün oluyor. Engelli birey, bağımsız bir birey olarak görülmemekte ve ev içinde yaşayan akrabalarının gelirine muhtaç edilmektedir. Engelli bireyi bağımsız bir birey olarak kabul etmeyen sistem, anne-babasının gelir düzeyine bakarak onun tek başına yaşamasına dahi engel olabilmektedir.

Engellilere sosyal yardımların bağlanma şartıyla ilgili olarak hane halkının ortalama gelirinin hesaplanması, engelli bireylerin ekonomik özgürlükleri başta olmak üzere özel hayatın gizliliği, sosyal ve ekonomik özgürlükler gibi anayasal birçok hakkına erişime engel olabilmektedir. TBMM Genel Kurulu’na sunmakta olduğum söz konusu kanun teklifi ile engelli bireylere aylık bağlanmasında kendi gelirinin esas alınmasına ilişkin düzenleme yapılması amaçlanmaktadır.”

ANKA

KATEGORİLER
ETİKETLER
Bunu Paylaş