Please ensure Javascript is enabled for purposes of website accessibility

Doğan Cüceloğlu Engelli Kaldığı Dönemi Anlatmıştı

İlkokulda sarhoş iğneci nedeniyle topal oldum

İlkokulda bir rahatsızlık geçiriyorsunuz ve bacağınızın kısa kalmasına neden olan bir süreç yaşıyorsunuz, nasıl gelişmişti?

Ben ilkokula gittiğim zaman oldu bu. İlk deneyimim öyle oldu aslında. İlkokula gittim. Silifke Milli Eğitim Müdürü’nün karısı Mualla öğretmen, öğretmenimiz oldu. O zaman ‘eti senin kemiğin benim’. Yani öğretmen dediğin çekinilecek birisi. Mualla öğretmen de korkulacak bir öğretmendi. İçeriye girdi, efendim listeden okumaya başladı. “Mehmet Doğan Cüceloğlu” dedi. Şimdi Cüceloğlu diye hiç duymadım ben ismimi. ‘Cüceller’ derlerdi bize. Mehmet hiç duymadım, o da göbek adımmış. Hiç kimse söylemedi. Doğan Cüce kısmı geliyor. Sağıma soluma baktım. ‘Ulan ben olabilirim’ ama emin de değilim. Ondan dolayı böyle baktım.

“Mehmet Doğan Cüceloğlu!” dedi, biraz daha sinirlenerek. Çocuk aklımla anladım, ‘bu kadın’ dedim, ‘gittikçe sinirlenecek.’ Benim olma ihtimalim de var. Bayağı tutuyor yani. Onun için korkarak el kaldırdım. Şöyle bir bakışı vardı, ‘adını dahi bilmiyor’ bakışı… O kadar gücüme gitmişti ki. Sonra düşünüyorum, acaba ‘iletişim alanını seçmem ondan dolayı mı?’ diyorum bazen. Bir şey de… Yanımda Şükrü diye, şimdiki kafama göre yani hiperaktif olan bir çocuk vardı, o duramıyordu yerinde. Ona geldi, ‘otur’ şeklinde bir vurdu. Çok korktum, soğudum, okuldan soğudum, ‘Ayy, ben sınıfta kalırım, okula gelmek istemiyorum’ böyle korka korka eve gittim.

Sıtma her güz döneminde, sonbaharda bizi yoklardı Silifke’de. Zannederim sıtma oldum. O üzüntü falan da böyle bir araya karıştı. İğneciyi çağırdılar. İğne vurduracaklar. İğneci İsmail.Adam alkolik, sarhoş gelmiş. Ve damara, sinire denk vurdu. Hissettim onu böyle, ‘ahhh’… Ve o iğne falan hepsi sinire girdi. Ve ben hislerimi kaybettim, topal oldum. Ve benim ayağım gittikçe büzüşmeye başladı. Annem sağa sola sordu, ne yaptı bilmiyorum artık. İşte zencefil, zeytinyağı, bilmem ne. Ovmaya başladı 2 ay, 3 ay sonra. Sıcak lapa koyuyor. Kendine özgü fizik terapi uyguladı ve işledi. Üçüncü, dördüncü ayda kan yürüdü, yavaş yavaş hissetmeye başladım. Ama bacağım 2.5 santim kısa kaldı ve benim ayağım bellidir yani hala o var. Onun kendine özgü sorunları var, dengemde falan.

Ama 1 yıl sonra yürümeye başladım. Ve ondan sonra okula gittim. Korkarak gittim. Muazzez Aktolga, Allah rahmet eylesin. Yeni mezun olmuş, nişanlı, ilk deneyimi. Sınıfa girdi, ‘Ay sizler ne güzelsiniz’ dedi. ‘Haydi hep beraber bir şarkı söyleyelim’ dedi. ‘Ben şimdi söyleyeceğim, siz tekrar edeceksiniz.’ dedi. Geçerken böyle başımı okşadı. Bana baktı gülümsedi. ‘Vaaaaaay’ O gün çıktım, Mukaddem Mahallesi’nin tozlu sokaklarında, ‘Öğretmenimi seviyorum, okulumu seviyorum, sınıfımı geçeceğim beeeeen’ diye diye gittiğimi hatırlıyorum.

GZT

KATEGORİLER
ETİKETLER
Bunu Paylaş

YORUMLAR

Wordpress (0)
Disqus (0 )