Covid-19’un Engelli Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Covid-19’un Engelli Çocuklar Üzerindeki Etkileri

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19, özel gereksinimli çocukları da etkileyerek eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine ulaşmalarını aksatıyor.

Covid-19 pandemisi tüm dünyayı hiç hazır olmadığı bir şekilde yakaladı ve tüm düzenimiz değişti. Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı – Cerebral Palsy Türkiye tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen ‘Prof. Dr. Hıfzı Özcan 8. Uluslararası Cerebral Palsy ve Gelişimsel Bozukluklar Kongresi de ilk kez online olarak gerçekleşti.

Ulusal ve uluslararası alanında uzman birçok ismin Cerebral Palsy hakkında son gelişmeleri aktardığı kongrede EACD Dönem Başkanı Arnab Seal, ‘Covid-19 ve Engelli Çocuk’ ilişkisi hakkındaki çalışmalarını paylaştı.

ÇOCUKLAR DA COVİD-19 OLUYOR

Tüm dünyayı etkileyen Covid-19 son bir yılda hızla yayılmaya başladı. Covid-19 virüsünde yaygın karşılaşılan semptomlar arasında solunum problemleri, baş ağrısı ve koku kaybı gibi belirtiler sayılabilir. Covid-19 tanısı konulan çocukların bu belirtileri genellikle hafif geçirdikleri, engelli çocukların da ciddi solunum problemleri olmadıkça tipik gelişen çocuklar gibi hafif geçirdikleri gözleniyor.

Dünyayı etkisi altına alan virüs, yeni doğanlar dahil her yaş grubunda görülebiliyor. Ancak çocuklarda hastalığın yeniden görülme oranının yetişkinlere göre çok daha düşük olduğu, ölümlerin ise son derece nadir görüldüğü araştırma sonuçlarında yer alıyor. Edinilen bir diğer bilgi ise engelli çocukların tipik gelişim gösteren çocuklardan daha fazla risk taşımadıklarını gösteriyor.

EĞİTİMLERİ OLUMSUZ ETKİLENDİ

Covid-19’un engelli çocuklar üzerine etkilerini inceleyen Arnab Seal, Doğu Avrupa ve Orta Asya’da ailelerin yüzde 80’inden fazlasının sağlık hizmetlerine erişiminin kesintiye uğradığını, yüzde 70’inin tedavi ve terapilerinde azalma olduğunu, aynı zamanda beceri kayıpları yaşadıklarını paylaştı. Çocuklarda ayrıca kaygı, davranış değişikliği ve depresyon gözlendiği belirtildi. Diğer yandan yüzde 49’luk bir grubun tedavi göremediği ve hatta sağlık hizmetlerine erişim kaygıları yaşadıkları kaydedilen bir diğer nokta. Seal, birinci dalgada bu hizmetlerin geç verilmeye başlanmasının bu duruma sebep olduğunun altını çizdi. Covid-19’un eğitim ve sosyal hayat üzerine etkileri incelendiğinde yine birçok olumsuz sonucun ortaya çıktığı da elde edilen veriler arasında bulunuyor. Ayrıca Arnab Seal online eğitimlerin eksik verildiğini ve sekteye uğradığını, çocukların bu dönemde hareketsiz kaldıklarını ve devletlerin bu durumu gündemine almadıklarını üzülerek ifade etti.

AİLELER ANKSİYETE YAŞIYOR

Dikkat çeken bir diğer konu ise bu dönemde hem sağlıklı gelişen hem de engelli çocuklar üzerindeki istismar oranlarındaki artışın, özellikle engelli çocuklarda bu oranın daha fazla yaşandığı, kaydedilen bilgiler arasında yer alıyor. Ayrıca sağlık hizmetlerine erişim ile ilgili de toplumda endişelerin ortaya çıktığı dile getirilen maddeler arasındadır. Pandeminin engelli çocukların aileleri üzerindeki etkilerine bakıldığında, ailelerin yüzde 62’si stres ve anksiyete düzeylerinin arttığını, yüzde 69’u bakım yükünün çok ağır geldiğini, yüzde 51’i ise finansal olarak olumsuz etkilendiğini ifade ediyor. Yasal desteğin azalmasına rağmen, çocukların bakımlarına hiç ara vermeden devam edilmesi zorunluluğu, çocukların sosyal ve açık hava etkinliklerine erişiminin engellenmesi, hasta olma kaygısı ve toplumsal korkuların yaşanması gibi olumsuz etkenler gözlenirken ailelerin beklentileri ise çocuklarının okula, kendilerinin de işlerine devam etmek istemeleridir.

AİLE BİREYLERİ BİRLİKTE ZAMAN GEÇİRMEYE BAŞLADI

Pandemi sürecinin gereksinimli çocuklar ve aileleri üzerinde olumlu yönde etkileri olduğunu da söyleyen Arnab Seal, aile bireylerinin birlikte daha fazla zaman geçirmeleri, çocuklarının neleri yapabildiğini yakından görmeleri ve onları takdir etmelerinin pozitif bir gelişme olduğunun altını çizdi. Olumsuz birçok durumun içindeki diğer olumlu gelişmelerden söz edecek olursak maddi giderlerin azalması, büyük toplantıların online yapılması, erişilebilirlik ve multidisipliner yaklaşımlar önem kazandı.

Gelecekteki perspektife yakından bakacak olursak aşıların henüz çok büyük bir sağlık problemi yoksa 16 yaşından küçük çocuklara tavsiye edilmediğini ve eğitimin bir süre daha online devam edeceğini söylemek mümkün. Ancak muhtemel afetlere hazırlık yaparken engelli çocukların ihtiyaçlarının mutlaka göz önüne alınması gerekliliği bir kez daha önemle karşımıza çıkıyor.

Sabah

KATEGORİLER
ETİKETLER
Bunu Paylaş