Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

31 Mayıs Dünya Hostesler Günü.

Filiz Tosyalı

filiztosyali@yahoo.com | www.filizinkalemi.blogspot.com

Üç İnsan Üç Benzer Öykü

Filiz Tosyalı

Bu bir bayram yazısı sizlere, ama bayram kutlaması değil, onca yaşadıklarımdan sonra iyi bayramlar deyip geçemedim.

Ramazan ayının son günüydü bel ağrımı dindirmek için sahurdan sonra Bodrum’daki özel hastaneye gittim. İğne yaptıracaktım. Reçetemle iğnem cebimde, Versace koltuklar üzerinde iğnem yapıldı. Vezneye doğru ilerledim.  Özel sigorta kartımı çıkardım veznede oturan kızın önündeki bankoya kartımı bıraktım.

Kız bana: “Bununla mı ödeyeceksiniz efendim?” diye sordu

“Evet bununla ödenecek, hakkım var” dedim.

Bekledim. Kız bana yapılanları inceledi karta baktı,

“Sadece on lira ödemeniz gerekiyor, buradan mı alalım?” dedi.

“Evet özel sigorta kartımdan alınsın lütfen” dedim.

“Sadece on lira, buradan mı alınacak?” Diye tekrar sordu.

“Evet buradan alacağız, bir lira da olsa para vermek niyetinde değilim” dedim.

Biraz bekledi. Kartı okuyucudan geçirdi. Bir form hazırladı, imzaladım ve arkadaşımla hastaneden çıktık.

Yanımdaki arkadaşım bana dedi ki:

“Niye o kadar gerildin?” 

Gecenin saat dördü, kartımı çıkarmışım bankoya koymuşum, memur hanım bana soruyor,

“Bununla mı ödeyeceksin?”

Peki onunla ödemeyeceksem, o kartın bankoda ne işi var, benim oyuncağım mı, onunla ödüyor gibi yapıp, cebimden para mı çıkaracağım. On lira olsa- bin lira olsa ne fark eder?

On lira çok mu değersiz bir para?

Avrupanın 5 EURO su Amerika’nın 7.5 doları. Ben 10 liraya 5 tane pide alırım.  6 kez Türkiye’de, ona yakın sayıda da Brüksel’de otobüse binerim. Meydanda bir döner ekmek alır arkadaşımla paylaşır karnımı doyururum.  Bana bunu söyleyen kızın maaşı 1000 TL. 160 saat çalışarak parayı kazanıyor, evine götürüyor. Yani 10 lira için bir saatten fazla çalışması gerekir. “10 TLnin bir genç hanımın gözünde değersizleşmesine katlanamadım” dedim.

Arkadaşım o zaman anladı ve bana katıldı, “Ama o senin paran, onun değil” dedi.

                                                        ***                                             

Oto parktan çıkıyorum otoparkta çalışan görevli; “Bir liranız var mı?” diye sordu.

 “Yok” dedim. 10 lirayı cebine koydu, beş lira iade etti. “Bizden olsun” dedi. Ben de gittim parayı bozdurdum otoparka tekrar girip, “Alın bir lira getirdim” dedim. Önce arkadaşım, “Ne yapıyorsun? Delirdin mi sen?” diyerek kızar gibi oldu. Sonra da otoparktaki genç adam:

“Abla ne önemi vardı? “dedi. Arkamdan neler düşündüğünü siz tahmin edin.

O otoparka günde en az iki yüz kişi girer, iki yüz kişiden 10 kişi de bir lira yoktur. Günde 10 lira eder,  benim gibi adamların oraya verdiği zarar ayda 900TLdir. Bir evin kirası, otoparkçının bir aylık maaşı, iki öğrenci bursu gibi.  Bu kez arkadaşıma ben söyledim, “Bir liralar onun değil ki, kurumun.”

                                                           ***

Çok uzak bir yerlere gitmek için Trek turizmden bilet almaya karar verdim. Her yıl bir kez almayı alışkanlık haline getirdiğim bilet için telefon ettim. Şartlarıma göre bir bilet bulunduktan sonra beni aramalarını bekledim. Arayan yok soran yok.

Tekrar ayni şirketi aradım telefona çıkan hanım; “Sizi arayan bendim, ama numaranızı kaybettim” dedi.

“Aslında benim kaydım sizde olmalıydı, her yıl aldığım bilet var sizden” dedim, “Yok efendim” deyince, tekrar numaralarımı verdim, bekleyeceğimi söyledim, telefonu kapattım.

İki hafta daha geçti ne arayan var ne soran, yine aradım, yine ayni kız telefonda;

 “O siz miydiniz, hani geçen gün numarası bulunmayan?”

 “Numarası bulunmayan mı! Evet o bendim. Durum ne, ses soluk yok, beni arayan olmadı da…”

 “Arayacaktım da sizin aramanızı bekledim?”

 “Nedenmiş o? ”

 “Siz o gün bana numaranızı vermiştiniz ya, bir rakam eksik vermişsiniz”            

 “Kızım niye doğru almadınız numarayı, boşu boşuna beklettiniz beni?”

 “Sizi bekleten falan yok, hanımefendi.”

 “Beni arayacaksınız diye bekledim, iki hafta geçti.”

 “Hem numarayı eksik veriyorsunuz, hem de suçlu ben miyim şimdi, iki hafta siz aranmıyorsunuz, arayın sorun ne oldu diye. İşe bakın ya suçlusu ben miyim arkadaşlar şimdi?”

Bu kez siz okuyucularımın yanıtınızı duyar gibiyim.

İnsanlara neler oluyor, dünya ve toplumda değer yargıları nereye sürükleniyor. Toplumun yüzde kaçı benzer olayları yaşıyor, biz bu durumda neler yapmalıyız? Çocuklarımızı yetiştirirken neleri eksik bırakıyoruz? Biz nelerin peşinde koştuk onlar nelerin peşindeler? Ya sonrakiler nelerin peşinde koşacaklar? İş yaşamının içindeki bu tür insanlarla işlerimiz nasıl sonuçlanacak?

Şimdi sizlere iyi bayramlar diyebilirim bayram geçsede…

27.09.2010

Değerlendir (1 oy, ortalama 5.00 yıldız)