Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

31 Mayıs Dünya Hostesler Günü.

Mehmet Kızıltaş

mkiziltas@yasadikca.com

Referanduma Doğru Engelliler

Mehmet Kızıltaş

Referandum oylamasına sayılı saatler kaldı. Şimdilerde engelli sivil toplum örgütlerinden referanduma neden evet denmeli? Ya da neden hayır denmeli? Kimseden net ve açıklayıcı tatmin edici bir adım yok. Etrafıma bakıyorum engelli sivil toplum örgütleri sürekli gazete ve meydanlarda ya birinin peşine takılmışlar ya da dostlar bizi meydanlar da görsün hesabı gazetelerde kararlarını belirtiyorlar. Hatta bazı SKT'lar şubelerine kendilerinin istediği yönde adım atılması için baskı yaptıklarını da söyleyebilirim.

Oysa demokrasi ve özgürlükten yana gösterilmesi gereken duruş ve davranışın engelli STK’larda ne yazık ki olmadığını söylemem gerekiyor. Unutmamak gerekir ki hiçbir engelli STK’nın kendi üyesi üzerinde güçlü bir yaptırımı ya da etkisi hiç yoktur. Sandığa gidecek olan ya da sandığa ulaşan her aday (eğer ulaşabilirlerse) ne yönde oy kullanacağını hiç kimse önceden bilemez ve bunu değiştiremez de.

Her zaman suyun dolu yerinden bakmak gerektiğini düşünüyorum. Referandum da oylanacak yeni Anayasa' da engellileri ciddi anlamda olumsuz etkileyen aslına bakarsanız hiçbir şey yok. Çünkü biz engelliler için uygulanan Engelliler Kanunumuz ve Türkiye’nin taraf olduğu BM engelli Hakları Sözleşmesi gibi geçerliliği devam eden ve edecek olan haklarımız var.

'Pozitif Ayrımcılık' Konusu

Madde (1): Anayasanın ''kanun önünde eşitlik'' başlıklı 10. maddesinde değişiklik yapılıyor. İşte karşılaştırma:

1982 ANAYASASI

MADDE 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yasama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

2010 YENİ ANAYASA

MADDE 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Yukarıda da açık açık görüleceği gibi maddenin, ''kadınlar ve erkekler eşit hakları sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür'' şeklindeki 2. maddesine ''bu maksatla alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar ve engelliler, gibi özel süratle korunması gerekenler için alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz'' hükümleri ekleniyor.

1982 ve Yeni Anayasayı karşılaştırmalı olarak incelediğinizde engellileri de yakından ilgilendirdiğini düşündüğüm Madde 10 ile birlikte Madde 20, 41, 74, 148'i incelediğiniz de farkı daha net görebilirsiniz.

Yeni Anayasa’da engellilerin yer aldığı 10. Madde için geçtiğimiz günlerde CNNTÜRK’de izlediğim İstanbul Milletvekili Lokman Ayva; ‘Yeni Anayasa’nın 10. Maddesi’nde korunacak ya da koruyacak kelimeleri geçiyordu ve bu kelimeyi çıkartarak yerine korunma kelimesini ekledik. Ciddi yanlış anlamaları ortadan kaldırmak için’ dedi.

Aslında ortada engellilerin ciddi ciddi haklarının alınması gibi bir durum yok. Bunun olması için engelli haklarının tamamen iptal edilmesi, ortadan kaldırılması, BM Engelli Hakları Sözleşmesine taraf olmanın iptali ve AB Uyum Yasalarını yerine getirmemesi gerekmektedir.  Evet uygulamalarda bazı eksiklikler hatalar var ancak çok geriye değil 10- 15 yıl geriye gittiğimiz de önce ki hükümetlerin engellileri aklının ucundan bile geçirmediği yok saydığı gerçeği ile şuan ki hükümetin engelliler için yaptığı bir çok ( evde bakım desteği, özel eğitime gereksinimi olan çocuklar için eğitim ücreti, istihdam da engelli kotası, eğitime katılan engelli sayısındaki artış v.b.) önemli ve engellilerin yaşam kalitesini olumlu yönde etkileyen çalışmaları olduğunu da inkar etmemek gerek.

Hiç unutmuyorum bir önceki hükümetin Engellilerden Sorumlu Devlet Bakanı Prof. Şuayyip Üşenmez, yaptığı tüm girişimlere rağmen engellilere 3 ayda bir verilen sakatlık maaşını Maliye Bakanlığı’nı ikna edemediği için arttıramadığı gibi eğitim ücreti ve işin içinde bütçeden alınması gereken bir para olduğu için kabul ettiremediğini üzülerek anlatmıştı. Ve daha sayamadığım yapmak isteyip de yapamadığı birçok düzenleme olduğunu da unutmadan belirteyim. Hatta isteyenlere 2001 yılında Bakanla yaptığımız Yaşadıkça ‘Özel’ TV Programı arşivinden kopyası izlettiğimizde daha bir çok verilmeyen ancak engellilerin şuanda sahip olduğu hakları daha net görebilirler.

Ayrıca CNNTÜRK’de Engelli Referandumu başlıklı 5N1K programına konuk olan TSD Genel Başkanı Şükrü Boyraz ise ‘Yeni Anayasa’nın engellilere verilen hakların geri alınacağı ve hiçbir ayrıcalık getirmediğini ifade etti.’ Oysa böyle bir kaygıyı biz yeni anayasada göremedik. Şunu da belirtmek gerekir ki yeni Anayasa’nın her kesimi tam teşekküllü olarak tatmin etmesi tabi ki imkansız elbette ki eksikler söz konusu ancak referandum sonrası hazırlanacak yeni anayasada her kesimin talep ve beklentileri göz önüne alınarak hazırlanması içinde önemli bir adım olabilir.

Lokman Ayva programa gelen, Rapor yönetmeliği değişti engelliler bir anda sağlam oldu, Engelliler hayal kırıklığına uğratılmıştır ayrımcılık süs maddesi olarak yer alıyor, Özürlüler kanunu anayasaya aykırı, Özürlüler yasası uygulanmıyor kağıt üzerinde kalıyor şeklinde konuk ve izleyicilerden gelen soru, tepki ve eleştiriler karşısında da açıklama yaptı. Buna göre; ‘ Bir çok ülkede olmayan ayrımcılık cezası Türkiye’de var, bir çok ülkede bakım parası yok ama Türkiye’de var ve bu örnekleri çoğaltabiliriz. 1 maddeyi hayata geçirmek bakış açısı devrimidir. Hayal edemediğimiz yeni kanunlar çıkacaktır. Bundan sonraki süreç ilk adım olacaktır. Hatta değişmese dahi bizim için engelliler yönünden olumsuz bir engel yok’ dedi.  Programın sonunda aslında konukların birçok konuda (küçük ayrıntılar dışında) hem fikir olduklarını gözlemledim.

250 Bin Engelli Oy Kullanamayacak (mı)!

Evetçi ve Hayırcı bazı engelli Sivil Toplum Kuruluşları İstanbul’da referandum yürüyüşlerine katılarak görüş ya da duruşlarını sergilediler. Ancak ne yazık ki bu adımlarında mimari ve ulaşım problemi yüzünden 250 bin engellinin oy kullanamama gibi ciddi bir tehlikeyi gündeme getirmediler. Oysa bu  çok önemli ve üzerinde durulması gereken bir konu olmasına rağmen.

Okuduğum bir haberde; Yüksek Seçim Kurumu (YSK) referandumda sandığa gidemeyen engelli, yaşlı ve hamilelerin taşınmasına ilişkin hizmetlerin yasaklanması nedeniyle özürlülük oranı yüksek olanlar sandık başına gidemeyeceklerini, çünkü belediyelerin engellileri gönüllü taşımasının iyi niyeti ile engellilerin düşüncelerini etkileyebileceği sebebiyle yasaklandığı belirtilmiş. Ve sadece seçim kağıtları hazırlanmadan önce başvuran engelliler için gerekli düzenlemelerin yapıldığı yazıyordu.

Bir başka haberde ise engelliler, YSK tarafından bilgilendirilmediği için gerekli talep ve düzenlemeler için başvuru yapamadıkları için aşağıda görebileceğiniz gibi tepkiler de yer alıyordu.

20 yaşındaki C.H. Referandumda ilk kez oy kullanacak olan genç, sandığının zemin katta olması için YSK'ya başvuru yapması gerektiğinden habersiz. Nasıl oy kullanabileceğiyle ilgili olarak YSK'yı arayan genç, aşağıdaki cevabı almış.

"İlk kez oy kullanacağım ama YSK'ya engelimi bildireceğimden haberim yoktu, bununla ilgili duyuru yapılmıyor mu?" diye soran engelli, "Kanunları kurcalarsanız haberiniz olur, ama özellikle bildirim yapılmıyor. Ya da YSK'yı ararsanız, şansınız varsa, size başvuru yapmanız gerektiği söylenir." karşılığını alıyor.

Bugüne kadar memur ve öğrencilerle ilgili verdiği kararlarla tartışma konusu olan Yüksek Seçim Kurulu (YSK), engellileri görmezden geliyor. Seçim Kanunu'nun 72. maddesindeki, 'YSK sakatların oy kullanımı için gerekli tedbirleri alır' hükmü yerine getirilmiyor.

Yüksek Seçim Kurulu engellileri görmezden gelirken, yardım elini dernekler uzatıyor. Binlerce üyesi olan engelli dernekleri referandum günü araçlarını tahsis edecek, gönüllüler engellilerin sandığa gitmesine yardımcı olacak. Türkiye genelinde 150 bin üyesi olan Omurilik Felçlileri Derneği onlardan biri. Dernek Başkanı Ramazan Baş, referandum günü sandığa gitmeye imkânı olmayan ancak kendilerine başvuracak üyelerine araçlarla yardım edeceklerini söylüyor. Türkiye genelinde 63 bin aktif üyesi olan Türkiye Sakatlar Derneği de kendilerine başvuran üyelerine yardımcı olacaklarını duyuruyor. Başkan Şükrü Boyraz, seçim yerlerinin engellilere uygun olmadığına dikkat çekerken işlemin elektronik ortamda yapılmasını tavsiye ediyor. Belediyelere bağlı Özürlüler Merkezi de referandumda oy kullanmak isteyen engellilerin hizmetinde. Küçükçekmece Özürlüler Merkezi, 12 Eylül'de iki tane asansörlü aracıyla engellileri oy verecekleri yerlere götürecek. Geçtiğimiz haftalarda özürlülerin referandum günü oy kullanmalarında kolaylık isteyen bir dilekçeyle YSK'ya başvuran AK Parti Milletvekili Lokman Ayva, kurumun görevini yerine getirmediğini savunuyor. Ayva, hiç görmeyen 200 bin kişi ile hareket imkanı olmayan yaklaşık 300 bin kişinin acılarının referandumda tekrarlanacağını hatırlatıyor.

Demokrasinin ve her engellinin sahip olduğu vatandaşlık hakkı ile ben bu konuda yaşanan problemin birinci muhatabı suçlusu olarak gerekli bilgilendirme, hatırlatma ve duyuru yapmadığı için YSK’yı göstersem de bu konuda daha erken girişimde bulunmayan engelli STK’ları da bir o kadar suçlu buluyorum bu konuda.

Ne yazık ki olan oldu ancak elimizden geldiğince kendimizi tüm imkanlarımızı zorlayarak ve asla kimsenin ideolojik etkisi altında kalmadan sandıklara giderek bir engelli olarak vatandaşlık görevimizi yerine getirip oyumuzu kullanalım.  Umarım 250 bin engellinin tamamı bir şekilde sandık başına giderek oyunu kullanır.

Kendimizi kullandırtmayalım, haklarımızı kullanalım.

Karşılaştırmalı 1982 ve Yeni Anayasa için tıklayınız.

10.09.2010

Değerlendir (5 oy, ortalama 5.00 yıldız)