Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Röportaj

Mahmut Kement: Engellilerin Sorunları Bilimsel Olanaksızlıklar Sınırına İndirilebilir

Resim: Mahmut Kement mikrofona konuşma yapıyor.

Sarıyer Belediyesi Özürlüler Koordinasyon Merkezi sorumlusu Mahmut Kement ile engellilerin yaşamı, çelişkileri, sorunları ve çözüm yolları üzerine bir röportaj gerçekleştirildi. İşte o röportaj…

Mahmut Kement kimdir? Bahseder misiniz lütfen.

-1958 yılı Erzincan-Refahiye doğumluyum.1975 yılında Refahiye Lisesini bitirdikten sonra aynı yıl İstanbul’a geldim.1977-78 öğretim yılında Atatürk Eğitim Enstitüsünde bir yıl okuduktan sonra, tekrar girdiğim üniversite seçme sınavında bu kez; sonradan Marmara Ü.İ.İ.B.F. İşletme Bölümünü oluşturacak olan; Galatasaray İşletmecilik Yüksek Okulunu kazandım.1983 yılında da mezun oldum. Bu öğrenciliğim sırasında, 1979 yılında uğradığım bir silahlı saldırı sonucunda, omurilikten yaralandım ve sakat kaldım. Yaşamımı tekerlekli sandalye yardımıyla sürdürmeye başladım. Bu nedenle bir yıllık gecikme ile okulu bitirdim.

Sağlık sorununuzun oluşumu sonrası süreçteki duygu ve düşüncelerinizi alabilir miyiz?

 -Sakatlıkla tanışmam ve sakat olarak yaşamım 32 yılı geçti. O zamana kadar doğal olarak, sakatlıkla ve sakatların yaşamı ile ilgili olarak bir bilgim ve gözlemim olmamıştı. Çok az da olsa; tekerlekli sandalye üzerinde gördüğüm insanların, sanki o anlık sandalyede oturduğunu ve birazdan kalkıp yürüyeceklerini sanırdım. Neticede yaşadığım sakatlık olgusu; bana hem sakatlığın özgün yönlerini ve hem de toplumsal konumunu öğretti. Sakatlığımın olumlu tarafı da oldu aslında.

Sakatlığımın olumlu tarafı da oldu dediniz. Bunu açabilir misiniz?

-Tabii ki.1985 yılına kadar genellikle evde, kapalı ortamda geçen yaşamımın tek olumlu tarafı; bu dönemde çok okumamdır. Diyebilirim ki; kültürel kimliğimin ve dünya görüşümün şekillendiği dönem oldu. 1986 yılında Türkiye Sakatlar Derneği ile tanıştım. Kısa sürede yönetim kurulu üyesi oldum. Devamında iki dönem yönetim kurulu üyeliği ve aktif üye olarak on yılı aşkın süre TSD’de sakat hakları için çalışmalarım oldu.

Türkiye Sakatlar Derneğindeki görevlerinizin size ne gibi yararları oldu?

-TSD ortamı bana yeni bir ufuk açtı. Bir yandan farklı sakatlık hallerini öğrenirken, esas olarak da, toplumun bu kesiminin yaşamı, çelişkileri, sorunları ve çözüm yolları hakkında önemli bilgiler edindim.

Sarıyer Belediyesi “Engelliler Koordinasyon Merkezi” sorumlusu olarak görev alma sürecinizi anlatır mısınız?

 -Temmuz-2010 ayı başında Sarıyer Belediyesi “Engelliler Koordinasyon Merkezi” sorumlusu olarak çalışmaya başladım. Bu görevlendirmede; hem benim geçmişte engelli hakları için yapmış olduğum çalışmalar, birikimim ve hem de Başkanımızın “sorunları yaşayan insanların çözüm noktalarında görev almalarının uygun olacağı” şeklindeki yaklaşımı etkili olmuştur.

İlçemizde mevcut olan engelli kardeşlerimizle ilgili istatistiki bilgiler verebilir misiniz?

 -2002 yılında Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen %12.29 oranını esas aldığımızda, Sarıyer ilçesinde 35.000 dolayında özürlü yurttaşın yaşadığını varsayabiliriz. Ancak bu rakamın 5-6 bin kadarının özel ilgi gerektirecek öçlüde engelli olduğunu tahmin ediyorum. Biz şu anda sınırlı bir çalışma ile Sarıyer ilçesinde 2500 kadar engelli yurttaşımızı tespit etmiş bulunuyoruz. Daha sağlıklı ve doğru bilgilere yakın gelecekte Belediyemiz Numarataj birimi ile yapacağımız çalışma neticesinde ulaşacağımızı umuyorum.

Sayın Kement; Engellilerin en önemli sorunları nelerdir tespitlerinize göre?

-Engellilerin en önemli sorunlarının başında kuşkusuz toplumun genelinde olduğu gibi ekonomik sorunlar gelmektedir. Genelde yaşanan sorunları, bedensel veya ruhsal eksikliklerinden dolayı engelliler katmerli olarak yaşamaktadır. Çözülmeyen sorunlar, toplumsal hayattan ve üretimden kopukluğa neden olmakta, üretim sürecinin dışında olmak ta; engelli kişide içe kapanık ve bunalımlı bir ruh haline neden olmaktadır.

Engelli olmaktan kaynaklanan sorunlar nelerdir peki?

-Engellilikten kaynaklanan ve dolayısıyla engellilerin yaşadığı başlıca sorunları şöyle sıralayabiliriz: Ulaşım, Fiziksel Çevre, Eğitim, İstihdam, Sağlık, Konut, Bakım, Rehabilitasyon. Bu sorunlar büyük ölçüde birbirine bağlı ve birbirlerine kaynaklık eder niteliktedir. Kuşkusuz ki; bu sorunlar çözülemez veya azaltılamaz sorunlar değildir.

Bunu biraz açabilir misiniz lütfen?

-Şöyle ifade edeyim; fiziksel çevrede gerekli düzenlemeler yapılır ve engelliler için engel durumlarının gerektirdiği, akülü ve aküsüz tekerlekli sandalye, kulaklık, baston, gözlük ve bunun gibi yaşamı kolaylaştırıcı bütün donanımlar sağlanırsa; bedensel ve ruhsal durumlarına uygun rehabilitasyon ve eğitim olanağı sunulursa; kısacası maddi ihtiyaçlar, çağımız teknolojisinin tüm imkanları ile, hiçbir şarta bağlı olmaksızın karşılanırsa, engellilerin çok önemli bir kısmı toplumsal hayatta ve üretim sürecinde yerini alabilirler. Böylece engellilerin sorunları sadece bilimsel olanaksızlıklar sınırına indirilebilir.

Bunun gerçekleşmesini mümkün görüyor musunuz?

-Bu sürekli ve sistemli bir program ile olabilir. Bu hayalimizin gerçekleşmesi ancak ileri bir sosyal devlet yapısıyla mümkündür. Ne yazık ki ülkemizde durum bunun çok uzağındadır. Sınırlı sosyal tedbirlerin dışında genel anlamda sosyal sunumlar yetersiz düzeydedir. Engellilerin en temel güvenceleri ise aileleridir.

Sorunların çözüm kriterleri noktasındaki düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

-Engelli sorunlarının çözüm kriterlerinin başında; engellileri eşit yurttaş olarak kabul etmek ve bunun şartlarını yaratmak gelmektedir. Birleşmiş milletler insan hakları sözleşmesi, engelli hakları sözleşmesi ve diğer uluslar arası sözleşmelerin yanında, anayasamızda yer alan ve son olarak ta 12 Eylül 2010 referandumunda kabul edilen “pozitif ayrımcılık” ile ilgili maddeler engellilerin eşit yurttaşlık haklarının teslimine yönelik unsurlardır. Ancak kağıt üzerinde var olan maddeler, maalesef uygulamada henüz gerekli karşılığı bulabilmiş değildir. 

Karşılığını bulabilmesi için neler yapılmalı sizce?

-Bunun gerçekleşebilmesi için engellilerin ve engelli kurumlarının, sunulan her hizmetin ‘bir lütuf olarak değil, vatandaşlık hakları olduğu bilinci ile’ merkezi ve yerel yönetimler nezdinde taleplerini etkili yöntemlerle dile getirmeleri gerekmektedir.

Somut bir örnek verebilir misiniz?

-Elbette. 2005 yılında kabul edilen 5378 sayılı özürlüler yasası, yerel yönetimlere fiziksel çevrenin engelli erişilebilirliği açısından uygun hale getirilmesi için yedi yıllık bir sürede tamamlanması görevini vermiştir. Ancak birçok belediyede bu konuda henüz bir hareket görünmemektedir. Yasanın uygulanması için etkin girişimler gerekmektedir.

Mahmut Bey; Sarıyer Belediyesi olarak bu noktada neler yapılıyor?

-Sarıyer Belediyesi Engelliler Koordinasyon Merkezi olarak, ilçemizde fiziksel çevrenin engelli erişilebilirliği açısından düzenlenmesi, ilgili personelin eğitimi, engellilerin mobilizasyonu için; akülü, aküsüz tekerlekli sandalye ve benzer araçların temini, ulaşım desteği, eğitim ve danışmanlık hizmetlerimizle ilçemizdeki engelli yurttaşlarımızın yaşamını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Ancak bunları yeterli görmüyoruz.

Eğer var ise projelerinizi paylaşır mısınız?

-İlçemizdeki engelli profilini doğru olarak belirleme çalışması öncelikli projemizdir. Bundan sonra engelli ve ailelerinin yaşamını kolaylaştırıcı nitelikteki projelerimizi çok somut olmamakla birlikte şöyle sıralayabilirim:

1-Fiziksel altyapıyı engelli erişilebilirliğine uygun hale getirmek için devam eden ‘pilot engelsiz alan’ çalışmamız.

2-Teknik personelimizin engelli ihtiyaçları konusunda eğitilmesi programı,

3-İlçemizdeki engellilerin ihtiyaç duyduğu araçların ücretsiz olarak belediyemizce sağlanması ve kullandıkları araçlara servis hizmeti vermek.

4-Ağır durumdaki engelli yurttaşlara evde sağlık ve sağlık malzemesi yardımı.

5-Ağır durumdaki engellilerin evlerine sistemli temizlik hizmeti vermek.

6-İşitme engelliler federasyonu ile ortaklaşa işaret dili kursu düzenlemek.

7-10-16 Mayıs sakatlar haftasında ‘engelliler’ festivali düzenlemek.

8-Temmuz-Ağustos aylarında engelli ve aileleri için ücretsiz birer haftalık tatil organizasyonu.

Son olarak eklemek istediğiniz bir husus var mı?

-Amacımız Sarıyer ilçesini engelliler için rahat yaşanabilecek bir yer haline getirmektir. Engelli kurumları ile de işbirliği yaparak olumlu sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyorum. Bana bu olanağı verdiğiniz için sizlere de ayrıca teşekkür ederim.

Röportaj: Nurettin Koç

15.03.11 – İstanbul Times

 

Değerlendir (Henüz oy almamış)