| |
OKUMA GÜÇLÜĞÜ – DİSLEKSİ NEDİR?
Bazı çocukların beyni farklı şekilde çalışır. Okuldaki eğitim ve öğretim sistemi bu farklılığa hitap edemiyorsa çocuk bazı sıkıntılar yaşamaya başlar. Okumayı sökmekte arkadaşlarından geride kalır, bir metni okuyabilmek için mücadele eder. Kesik kesik veya heceleyerek okuyabilir. Bazı kelimeleri tahmin etmeye çalışır. Kelimenin başına bakıp bildiği bir kelimeyi söylerek okuyormuş gibi yapar... Bu arada dağınıktır. Ödevini, kalemini evde unutur. Sakar olabilir. Sınıfta okuma ve yazı yazma zamanlarında omuzları düşer, “gene mi?” diye düşünür veya yapmak istemez, hatta inatla yapmayı reddeder. “Neden bu işi bir türlü beceremiyorum?” diye düşünüp iç dünyasında çelişkiler yaşayabilir. Disleksisi olan çocuklar için hayat disleksi yüzünden mi zorlaşır yoksa biz mi hayatı onlara zorlaştırıyoruz, bu soru hep aklıma takılır.
Disleksi dil bazlı bir öğrenme güçlüğüdür. Çocuğun günlük hayatının birçok alanını etkilese de öncelikle bir okuma güçlüğüdür. Çocuk okumayı öğrenmekte güçlük çeker. Ancak zekaya bağlı değildir. Disleksisi olan çocuklar normal ve normal üstü zekalıdır. Nörolojik kökenlidir. Yani doğuştandır. Anne- baba tutmlarına bağlı olarak ya da çocuğun tembel olmasından kaynaklanmaz. Eğer çocuk tembelse bu yaşadığı okuma güçlüğünün sebebi değil bir sonucu olabilir.
Çocuğunuz okumak, yazmak istemediği zaman ya da bunları beklenildiği şekilde beceremediği zaman aslında bunu size veya öğretmenine inat olsun diye yapmaz.
Bu bir hastalık da değildir. Dolayısıyla tedavisi yoktur. Bu durumu farketmek, uygun bir öğretim, sıkı çalışma, aileden, okuldan, arkadaşlardan destekle hem okul hayatlarında hem de yetişkinlik hayatlarında çok başarılı olabilirler.
Okumayla ilgili olarak dilin bazı becerilerinde yaşadıkları güçlük, akıcı ve doğru olarak kelimeleri tanıyamamalarına, akıcı ve doğru okuyamamalarına, ciddi yazı hataları yapmalarına, okuduklarını anlamada güçlüğe, okuduğunu geri anlatmada güçlüğe, az okumaya sebep olur. Dolayısıyla kelime dağarcığının ve genel kültürünün kısıtlı kalmasına, ders başarısının düşmesine sebep olabilir. Her çocuğun hayatında bu zorlukların etkisi farklıdır. Ancak geleneksel eğitim metodlarının uygulandığı akademik başarının hedef alındığı okul ortamlarında disleksisi olan bir çocuğun akademik yönden başarılı olması güç olduğu için etkisi büyük olur.
Bir çocukta birden fazla öğrenme güçlüğü, davranış güçlükleri, dikkat eksikliği, hiperakitivite aynı anda olabilir, ama biri diğerinin sebebi değildir.
Peki ne gibi durumlarda şüphe etmeliyiz. Çocuğunuz/öğrenciniz,
- nerdeyse hiç bir kelimeyi doğru okuyamadan çok yavaş okursa
- yazarken imla hataları yapıyorsa, özellikle aynı kelimeyi bir metnin içinde farklı farklı yazarsa
- okuma ve yazma çalışmalarından kaçmaya çalışırsa
- özet çıkarmakta zorlanırsa
- açık uçlu soruları cevaplamakta güçlük çekerse
- yabancı bir dili öğrenmekte güçlük çekerse
- hafızası kuvvetli değilse
- yavaş çalışıyorsa
- detaylara çok az veya çok fazla dikkat ediyorsa
- kağıttaki bilgiyi yanlış okuyorsa
- kelime dağarcığı azsa
- önceden okuduğu şey hakkındaki bilgisi azsa
- planlama, organizasyon, zaman yönetimi, materyaller ve görevler konusunda sıkıntı yaşıyorsa
- bazı sayıları, harfleri tersten görüyorsa
- sayfadaki metni hareket ediyormuş gibi görüyorsa
- o, e, c gibi şekil olarak birbirine benzeyen harfler arasındaki farkı söyleyemiyorsa
- birbirine benzeyen ama yazılış yönleri farklı olan b, p, d gibi harfleri karıştırıyorsa
- yazdığı harfler karman çorman düzensizse
- yazdığı harfler, kelimeler birbirine karışmış, iç içe geçmişse
- bazı kelimeler tersten yazılmışsa, (kurt, truk gibi)
- sayfadaki harfleri, kelimeleri hareket ediyormuş gibi görüyorsa
- her okuma yapacağı zaman başı, midesi ağrıyorsa,
- daha önceden gördüğü bir kelimeyi sanki ilk defa karşılaşmışçasına okumakta zorluk çekiyorsa
- kelimeyi okuyor ama okuduğunu anlamıyorsa, hatırlamıyorsa, aynı paragrafı tekrar tekrar okuyorsa
- örneğin “pat” kelimesinde “p” yerine “k” koy ne olur diye sorduğunuzda “kat” diyemiyorsa.
Öğrencinize, çocuğunuza disleksi teşhisi konmamış olabilir, ancak yukarıda bahsettiğimiz özelliklerden bazılarını öğrencimizde görüyorsak biz ona yardım etmeye başlayabiliriz.
Ona yardımcı olabilmek için öncelikle onun beyninin farklı işlediğini kabul etmeliyiz. Benden, diğer kardeşlerinden, diğer öğrencilerden farklı ama gerektiği gibi yardımcı olabilirsek okumayı öğrenecek diye düşünmeliyiz.
Bir uzman ile birebir, kişiselleştirilmiş bir eğitim programı dahilinde düzenli olarak çalışmalı, mutlaka bu desteği almalıdır.
Öğretmenleri de sınıf içinde aşağıda verilen bilgilere dikkat edebilirler:
- yazılı yönergelerinizi basit ve net tutunuz
- yapacağı çalışmayı, ödevi az az sununuz
- dil ile ilgili öğreteceklerinizi kategorize ve organize ederek sununuz ve onun da bu kategorizsayona ve organizasyona katılmasını sağlayınız
- kolaydan zora gidiniz
- mümkün olduğu ölçüde görsel ipuçları kullanınız
- öğreteceğiniz konuyla ilgili dersin başında ön bilgi veriniz
- iyi bir öğrenciyle eşleştiriniz, eşli çalışmasını sağlayınız
- renklerle kodlayarak yeni bilgiyi öğretiniz
- şarkı ve ritimlerden yaralanınız
- testlerde, sınavlarda gereken ekstra zamanı tanıyınız
- ödev sayfası veya tahtadaki fazladan uyaranları siliniz, sadeleştiriniz
- önemli bilginin altını çiziniz
- alıştırma kitabında bitirdiği sayfanın sağ uç kenarını çapraz kesebilirsiniz, böylece kaldığı yeri bulması kolaylaşır
- ekstra çalışma, alıştırma ödevleri veriniz.
Avrupa Disleksi Derneğinin 1998’de açıkladığı rakamlara göre Avrupa Birliğindeki 37 milyon insanın %10’nunda belli bir dereceye kadar, ama %4’ünde ciddi şekilde disleksi var.
Bunlar çok büyük rakamlar ve düşünün bu çocuklar sürekli olarak zamanında yetiştiremedikleri yazma ve okuma çalışmalarıyla dolu bir öğretim programında sürekli olarak başarısız oluyorlar. Yaşadıkları mutsuzluğu, yılgınlığı ve öfkeyi tahmin edebiliyormusunuz?
Bir kitapta okuduğum disleksisi olan çocukların duygu ve düşüncelerini sizinle paylaşmak istiyorum.
- “Çok moral bozucuydu”. “Bir tane bile cümleyi doğru dürüst okuyamıyordum. Okuduğumu anlayamıyordum.”
- “Bazı günler toplama yapmak çok kolay geliyordu, bazı günler çok zor. En azından sadece bana. Hele bir de öğretmen bir okuma parçası okumamı istediğinde beynim tamamen boşalıyordu sanki.”
- “Sanki harfler ve kelimeler sayfanın üzerinde hareket ediyorlar, birbirlerine karışıyorlar, tersyüz oluyorlar... böylece “b”ler “p” oluyordu.”
- “Herkes otomatik olarak hangi kurallara uyacağını biliyordu bir ben hariç”
- “Yürüyüş çalışmalarında herkes sağa dönmüşken bir tek ben kendimi sola dönmüş buluyordum.”
-“Sürekli birine sen aptalsın derseniz, bir süre sonra aptal olduğuna inanmaya başlar.”
-“Eğer en baştan beri özel bir destek alsaydım, çok fazla zamandan tasarruf ederdim. Çünkü gerçekten de özel bir destek alıncaya kadar hiçbirşey öğrenememiştim. Ayrıca da eğer baştan beri destek alsaydım yaşadığım onca şeyi yaşamamış öğretmenler ve diğer çocuklar tarafından aşağılanmamış olurdum.”
- “Çok bunalıyordum. Hiçbir cümleyi yazamıyor veya okuyamıyordum. Okuduğumu anlayamıyordum. Birşeyleri öğrenmek daha uzun zamanımı alıyordu. Diğer çocuklardan daha fazla çalışmam gerekiyordu. Bütün diğer çocukların yaptığı şeyleri yapamıyor gibiydim. Hiçbir zaman niye böyle olduğunu anlayamadım. Sadece aptal olduğumu düşünüyordum.”
-“Öğretmenler tahtaya çıkıp bazı kelimeleri yazmamı istiyorlardı. Bütün sınıfın önünde beni küçük düşürüyor sonra da hep birlikte gülüyorlardı. Bu çok sık oluyordu çünkü öğretmenler bunu tembel olduğumu sandıkları için yapıyorlardı. Beni seçip bana okuma parçasını okutturuyorlardı çünkü böylece çalışmaya başlayacağımı düşünüyorlardı.”
Disleksisi olan çocuklar görsel, çok boyutlu düşünebilen çocuklardır. Sezgileri kuvvetli, çok yaratıcıdırlar. Yaparak daha iyi öğrenirler. Ama bu özellikler günden güne, dakikadan dakikaya değişir. Zaten onlarla ilgili en belirgin özellikde bu değişkenlik tutarsızlıktır. Sizin de bu çocuk hakkında en çok kafanızı karıştıran budur. Size dikkatsiz veya yeterince çaba göstermiyor gibi görünür.
Ancak ihtiyaç duydukları, onlara özgü geliştirilmiş yöntemlerin kullanıldığı bir destek programı ile okumayı öğrenip, akademik başarıya ulaşabilir, yazar, doktor, avukat, şair, mühendis, sanatçı, öğretmen ve işadamı... olabilirler.
Ece Erdat Çekerek
Günışığı Çocuk Merkezi
Okuma Güçlüğü (Wilson Okuma Programı Uzmanı) ve
Konuşma ve Dil Bozuklukları Uzmanı (M.Ed)
E-Posta: eceerdatc@gmail.com
|