Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Sağlık

Türkiye Bilimler Akademisi’nden Kök Hücre Uygulama Önerileri

Grafik: Kök hücreleri gösteren tasarım

Türkiye Bilimler Akademisi’nin Kök Hücrelerin Hastalara Uygulanması Konusunda Görüş Ve Önerileri

Kök hücre araştırmaları günümüzün bilim  ve teknoloji gündeminin en önemli, aynı zamanda en tartışmalı konularından birini oluşturmaktadır. Kök hücreler doku ve organları yenilemede sahip oldukları üstün potansiyelleri sayesinde, doku harabiyeti veya kaybı sonucunda ortaya çıkan pek çok hastalığın tedavisine yönelik büyük beklentiler doğurmaktadır. Kök hücre araştırmalarının hız kazandığı ve önemli gelişmeler gösterdiği son on yıl içerisinde bu alanda çalışan araştırıcılar önemli biyolojik ve tıbbi sorunların yanı sıra yasal ve etik sorunlarla  da karşı karşıya kalmışlardır.

İnsan kök hücrelerinin elde edilmesi, araştırılması ve tedavi amaçlı olarak kullanımı ülkelere göre değişmektedir. Bu durum, kök hücre araştırma ve uygulamaları konusunda kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini, bu bilgiler ışığında kapsamlı katılımla konunun etraflı tartışılabilmesini, yasal düzenlemelerin zaman kaybetmeksizin gerçekleştirilmesini gerekli kılmaktadır.

GÖRÜŞ ve ÖNERİLERİMİZ :

1.İnsan kaynaklı kök hücreleri ile ilgili olarak uyulması gereken kurallar, bu hücrelerin türlerine (Embryonik, Fötal, Erişkin, Mezankimal  ve Kordon Kanı Kök Hücreleri gibi), elde ediliş yöntemlerine ve insanda kullanma amacına bağlı olarak farklılıklar taşırlar. Bu nedenle kök hücrelerle ilgili araştırmalar, uygulamalar ve uyulması gereken kurallar  hücre türlerine göre farklılıklar göstermektedir.

2. Günümüzde kan yapıcı kök hücreler dışında kalan diğer kök hücre türleri ile ilgili araştırmalar devam etmekte ise de, bu hücrelerin  hastaya kesin ve kalıcı yararları konusunda yeterli bilimsel verilere henüz ulaşılmış değildir. Embriyonik ve mezenkimal kök hücrelerin onarım tıbbı amacıyla kullanımına ilişkin yasal düzenlemeler henüz oluşturulmamıştır. Bu nedenle bu tür hücrelerin hastaya verilmesi henüz deneme olarak kabul edilmektedir. Hastalıkların bu grup kök hücreler ile rutin tedavileri ancak bilimsel ve kanıta-dayalı verilerin yayınlanarak bilim dünyası tarafından kabul görmesinden ve yasal düzenlemeler yapıldıktan sonra düşünülebilir.

3. İnsan embriyonik kök hücreleri henüz yeterince bilinmediğinden ve  kanser oluşturma riski gibi nedenlerle halen deneysel araştırma aşamasında olup, hastalıklar için henüz bir tedavi seçeneği aşamasında değildir.

4. Kullanım amaçları ve kaynağından bağımsız olarak , henüz tedavi niteliğine kavuşmamış ve araştırma düzeyindeki kök hücreler ve  uygulamaları ilke olarak ticaret unsuru ve kazanç kaynağı olmamalıdır.

5. Kök hücre tedavilerinin günümüzde uygulanmasında ve standart bir tedavi yöntemi olarak geçerlilik kazanabilmesi için aşağıdaki konular önemle dikkate alınmalıdır :

a) Kök hücrelerin halen yeni geliştirilmekte olan, laboratuvar koşullarında elde edilen ürünler olması nedeniyle, elde edilme yöntemleri ile saflığı, veriliş dozları, sayıları ve etkinlikleri henüz yeterince kanıtlanmış değildir.

b) Kök hücrelerin özellikler laboratuvarlar arasında farklılıklar gösterebilmekte, bu durum da günümüzdeki araştırmalarda elde edilen farklı sonuçlara yansıyabilmektedir.

c) Deneysel hastalıklı hayvan modellerinde gerçekleştirilen kök hücre uygulamalarının sonuçları ve toksikolojik çalışmalar henüz insan hastalıklarında kök hücre tedavisi ile beklenen olumlu sonuçlara işaret etmekten uzaktır.

d) İnsan kök hücrelerinin deney hayvanlarına nakli sonrası izlenen biyolojik ve bağışıklık yanıtları hastalarda beklenenlerle aynı değildir.

e) Embriyonik kök hücrelerin canlılara verilmesi sonrasında tümör oluşturma riskleri henüz çözümlenmemiştir. Bu önemli risk varlığı nedeniyle, hücrelerin öncül hücrelere farklılaştırılarak uygulanmaları üzerinde araştırmalar devam etmektedir.

f) Farklı yaş, cinsiyet ve etnik kökenli vericilerden toplanan kök hücrelerde çok farklı “yapısal ve kalıtsal kimlikler” bulunmaktadır. Kök hücrelerinin ve vericilerin moleküler özelliklerinin standardizasyonu dünyada çok yeni başlatılan bir süreçtir.

6. Günümüzde etkinliği ispatlanmamış “kök hücre tedavileri” konusunda hastalara ücret karşılığı “kök hücreler” verilmek üzere bir pazar oluşturulduğunu bilim insanları olarak kaygıyla izlemekteyiz. İlaca yanıtsız veya ileri dönem bazı hastalıklarda yüksek ücretler karşılığında bilimsel temeli gösterilmemiş kök hücre tedavileri önerilerek hasta ve ailelerinin ümitleri  istismar edilebilmektedir. Öyle ki, bazı hastalar “kök hücre tedavi turizmi” adı altında farklı ülkelere etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmamış ve etik denetim altında olmayan “kök hücre tedavileri” almak üzere büyük mali ödemeler ve zorluklar ile seyahat etmektedirler.

7. Embriyonik kök hücrelerin laboratuvar şartlarında araştırmaları üzerindeki kısıtlamanın kaldırılması ülkemizde bu alanda yapılacak özgün çalışmalara büyük bir kolaylık sağlayacaktır.

8. Ülkemizde kapsamlı kök hücre araştırmalarının yapılabileceği  “Mükemmelliyet Merkezleri”nin kurulması ve geliştirilmeleri desteklenmelidir.

Sonuç olarak, kök hücre biyolojisi ve özelikleri konularındaki bilimsel araştırmalar henüz başlangıç aşamasındadır. Kök hücrelerin temel bilimlerdeki araştırmalardan elde edilecek sonuçlarının güvenilirliliği, zararsız oldukları ve etkinlikleri yeterince ortaya çıkarıldıktan sonra  etik ilkelere bağlı kalmak ve çok az sayıda hastayla başlamak kaydıyla insanlarda klinik araştırmalarda denenmeleri temel ilke olmalıdır.

Hastaların ve ailelerin ısrarları ile doğal beklentileri, hiçbir zaman kök hücre araştırmaları ve insanlara uygulamalarındaki bilimsel ve etik hataların yapılmasını haklı gösteremez. “Helsinki Deklerasyonu” ve “Nuremberg Kodu” ile güvence altına aldığımız hasta hakları ve etik kuralları her araştırma ve klinik uygulamada vazgeçilmez önceliklerimizdir.

Kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunuyoruz.

Türkiye Bilimler Akademisi Kök Hücre Çalışma Grubu

28.08.2010

Değerlendir (Henüz oy almamış)