Geçtiğimiz hafta 10.12.2010 tarihinde Kocaeli Gazetesi’nde Serkan Borlak imzası ile yayımlanan ‘Engelliler Kısırlaştırılsın’ başlıklı haber öyle hızlı yayıldı ki şimdi bu haberin yarattığı etki ile Türkiye’nin her köşesinden tepkiler yağmur olup yağmaya başladı. Daha haberin kaynağından işin aslını öğrenmek için tarafları aramayı planlarken e-postama konu ile ilgili protesto içeren federasyon ve sivil toplum örgütlerinden basın açıklamaları geldi. Yine bu durumu iyi analiz etmek ve hataya düşmemek için sağduyulu olmayı her zaman prensip edinmiş biri olarak konuyu incelerken bugün e-postama bu kez de konuya sebebiyet verdiği iddia edilen Av. Serpil Özok’tan konuya ilişkin yanlış anlamadan ibaret olarak büyüyen tepkiler için kendini savunan bir yazı geldi. (Hepsini sizler için derledim ve aşağıda bulabileceksiniz.) Konuya ilişkin haberleri incelemek için başlıkları tıklayınız. Engelliler Kısırlaştırılsın (mı?) 'Zihinsel Engelli Kızlar Kısırlaştırılabilir' Önerisi Protesto Edildi Öncelikle şunu bilmek gerekir ki bahsedilen konu kabul edilemez bir gerçek. Büyük bir gaf ya da yanlış. Haberi ilk okuduğumda Valilik yönetiminde yapılan bir toplantıda böylesine ciddi bir konun geçiştirilmiş olabileceğine ihtimal bile vermedim. Çünkü insan hakları ve Anayasa'ya aykırı olan bir durum karşısında ezbere ve kayıtsız bir duruş sergilemeyecek olması. Yaşanan tartışmaya sebebiyet veren kişilerden biri Sevil Çağlar, diğer ise Serpil Özok. Sevil Çağlar dişhekimi, Serpil Özok ise avukat. Toplantı sırasında herkes kendi düşünce ya da spontane önerisini dile getirirken Dişhekimi Çağlar soru sormuş ve sorulan soru ile tartışma yaşanmış. Bu durum karşısında sessiz kalmayan Av. Serpil Özok hemen konuyu açıklığa kavuşturmak istemiş. Bu nokta da olaylar Özok’a mal edilmiş gibi yerel gazetecinin de bir gazeteciye yakışmayan etik olmayan haberi daha vurucu yapayım derken nasıl derin bir yara açtığını kimleri ne duruma düşürdüğünü 1 haftadır haberlerde okuyoruz. Bireysel ve kitlesel tepkileri bir an için doğal karşılayabiliriz. Ancak işin aslını araştırmadan sadece haber kaynağına dayanarak yangına körükte gitmenin kimseye yarar getirmediği gibi zaman için engellilerle ilgili tüm Türkiye’deki gönüllü insanların katılımını ya da özgürce düşüncelerini belirtmelerinin de önüne geçebileceğini de göz ardı etmemeliyiz. Av. Serpil Özok’ın yazımın en altında göreceğiniz gibi gönderdiği düzeltme yazısını okuyunca işin içinden bambaşka bir hikaye çıktığını görebileceksiniz. Benim her zaman rahatsız olduğum bir durum yine bu olayda da yaşandı. Her duyduğumuzu, her okuduğumuzu araştırmadan sormadan konunun muhataplarından yani ilk ağızlardan doğru bilgileri almadan hemen tepki veriyor ya da tamiri imkansız kendini savunma imkanı dahi vermeden yargısız infaz ediyoruz. Lütfen bu duruma artık dur diyelim. Bir olayı ya da haberi okuduğumuzda lütfen her iki tarafı haberi yazan ya da yayınlayan kişileri bulup tüm tarafları dinledikten sonra yapmamız gerekeni yapalım. Yapalım haklarımızın arkasında olalım ancak yapacağımız yanlışlık sonrası havada kalmayalım. Cnntürk sitesinde konu ile ilgili haberin hemen altında ‘pyrz’ adlı bir kişi yorum bölümünde aynen şunları yazmış: ‘Öneriye destek verdiği iddia edilen Av. Serpil Özok, tam aksine toplantıda önerinin "Türk hukukuna, da, insan haklarına da aykırı" olduğunu söyleyen kişidir. Haberin kaynağı olan ve ulusal basına servis eden yerel gazete yöneticileri ile haberi yazan muhabir, Av. Serpil Özok'tan özür dilemişlerdir. Ancak, haberin ilk yazılmasında yapılan yanlış, haberi yazanlar tarafından düzeltildiği halde, yorumlar haberin ilk yazıldığı haline göre yapılmaktadır. Bir yanlışı düzeltmek adına yazdım. Sevgiler.’ Olaylar öyle bir hal aldı ki bir sitede habere atılan başlığı gördüğümde bu kadarına da pes dedim. İşte başlık: Hitler hortladı! ''Engelliler kısırlaştırılsın'' ne demek? Medyafaresi.com Bu haberler karşısında ilk olarak Kocaeli Engelli Dernekleri Dayanışma Platformu ardından ise Zihinsel Özürlüler Federasyonu, Engelliler Konfederasyonu, Spastik Çocuklar Ve Erişkinler Dernekleri Cerebral Palsy Federasyonu ve daha burada yer vermediğimiz bir çok bireysel ve kitlesel oluşumlar tepki ve protestolarını yayınlamaya hatta daha da ileri giderek suç duyurusunda bulunmaya başladılar. Şimdi yukarıda bahsettiğim ve e-postama gelen protesto yazıları ve en altta da Av. Serpil Özok’tan gelen açıklamayı bulabilirsiniz. Ancak şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Tüm bu yazıları okuduğunuzda yanlış anlaşılma olduğunu görebilirsiniz. Olayları yakından takip ederek tüm engelli kamuoyunu, sağduyulu olmaya davet ediyorum. ---------------- "Zihinsel Engelli Kızlar Kısırlaştırılsın" (13.12.2010) Kocaeli Valisi Ercan Topaca başkanlığında geçtiğimiz hafta yapılan Sosyal Hizmetler İl Kurulu toplantısında kurul üyesi Sevil Çağlar'ın 'Zihinsel engelli kızlar kısırlaştırılabilir' önerisi Kocaeli Engelli Dernekleri Dayanışma Platformu tarafından da protesto edildi. Kocaeli Valisi Ercan Topaca, Sevil Çağlar'ın önerisine ilişkin "Bu orada spontane olarak söylenmiş bir şeydi" derken bu sözlere kimsenin katılmadığını, söylenenlerin insan hakları ve Anayasa'ya aykırı olduğunu, böyle bir uygulamanın da asla olamayacağını belirtti. Vali Topaca, şöyle dedi: "Kurul başkanı olarak bu görüşe katılmadığımı böyle bir uygulamanın olamayacağını, bunun Anayasa'ya, insan hakları sözleşmesindeki hükümlere aykırı olacağını söyledim. Bunun hukuka aykırı bir şekilde yapılamayacağını, insan vücut fonksiyonlarını azaltacak herhangi bir müdahale olamayacağını belirttim. Arkadaşımızı yargılamak da yanlış. Çünkü spontane bir görüştü. Çok da büyütülmemesi gerekir diye düşünüyorum. Aksi takdirde insanların bu tür kurullara katılma ve düşüncelerini belirtme konusunda çekinceleri ortaya çıkabilir. Katılmayabilirsiniz. Kurulda bulunan bir çok kişi de bu görüşe katılmadı." Sevil Çağlar, Bu Konuda Açıklama Yapmak İstemedi Kocaeli Engelli Dernekleri Dayanışma Platformu ise bugün basın toplantısı yaparak Çağlar'ın sözlerini protesto etti. Görme Engelliler Derneği'nde 'Kocaeli Engelli Dernekleri Dayanışma Platformu' adına konuşan dönem sekreteri İsmet Arguç Sevil Çağlar'ın önerisine o toplantıda Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevim Gökalp ile avukat Serpil Özok'un destek verdiklerini öne sürdü. Arguç şunları söyledi: "Nazi Almanyası'nda 'Ari ırk', 'Saf Alman ırkı' arayışları kapsamında 400 bin masum insan öldürülmüştü. Hitler zihniyeti günümüzde farklı bir format ile yeniden hortlamıştır. 'Köpekleri salmak, fakat taşları bağlamak' sorunun çözümü için doğru yöntem değildir. Suç işleyen cezalandırılmalıdır. Mağdurun cezalandırılması hiçbir hukuk düzeninde karşılaşılan bir durum değildir. Suç önlenemiyorsa ceza arttırımı veya suçlunun, saldırganın davranışlarının kısıtlanmasına yönelik çalışma yapılmalıdır." Kısırlaştırılsın önerisi Sosyal Hizmetler İl Kurulu toplantısı yılda 4 kez yapılıyor. Geçtiğimiz hafta da yılın son toplantısı vardı. Üyeler vali Ercan Topaca başkanlığında toplandı. Diş hekimi Sevil Çağlar da kurulun kadın üyelerinden. 2 çocuk annesi, özel bir klinikte yönetici. "Zihinsel engelli kızlarımız tecavüze uğruyor, çocuk dünyaya getiriyor diyen" Çağlar, "zihinsel engelli kızlar kısırlaştırılsın" önerisinde bulundu. Kadın doktora iki kadın üye dışında destek gelmedi. Vali Topaca konunun hukuki açıdan mümkün olmadığını söyledi. 13.12.2010 DHA ---------------- Engelliler Konfederasyonu'ndan Tepki (15.12.2010) Engelliler Konfederasyonu, İzmit İl Sosyal Hizmetler Kurulu toplantısında, ''tecavüze uğrayan zihinsel engelli kadınların kısırlaştırılması gerektiği'' yönünde dile getirilen görüşlere, ''tecavüze uğramaya engel olmayacağı gibi tecavüz edenleri teşvik eder'' açıklamasıyla tepki gösterdi. Engelliler Konfederasyonundan yapılan açıklamada, zihinsel engelli kadınların taciz ve tecavüzden korunmalarının devletin sorumlulukları arasında olduğu hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi: ''Bu durumda zihinsel engelli kadınların kısırlaştırılması bu kadınların yalnızca hamile kalma riskini ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır. Tecavüze engel olunamayacağı gibi tecavüz edenleri teşvik edecektir. Böylece cezayı suçlu olan değil de mağdur olan çekecektir. Oysa asıl vurgu devletin tecavüzü önleme ve tecavüzden kadınlarımızı koruma yükümlülüğü üzerine yapılması gerekmektedir. Devlet tecavüz olaylarının önüne geçmek için gerekli önlemleri almalı ve cinsel suçların cezasını artırmalıdır.'' Zihinsel engelli erkek ve kadınların da cinselliği yaşama hakları bulunduğu ve bu hakların kullanılabilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmanın devletin görevi olduğu belirtilen açıklamada, ''Söz konusu olan asıl tehlike zihinsel engellilik durumunun kalıtsal olması halinde ortaya çıkmakta ve gelişmiş ülkelerde tartışılmakta olan konu asıl budur. Kalıtsal nedenlerle zihinsel engelli olan kişiler için kısırlaştırma da bir doğumu önleme yöntemi olarak tartışılmaktadır'' denildi. İzmit İl Sosyal Hizmetler Kurulu toplantısında, sorunun bu bağlamda tartışılmadığına işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: ''Toplantıda, zihinsel engellilere yönelik tecavüz vakalarından söz edilirken bu tecavüz vakalarından dolayı gerçekleşen doğumların önlenmesi çerçevesinde zihinsel engelli kadınların kısırlaştırılması önerilmiştir. Bu son derece ilkel ve gerçeği ters yüz eden bir yaklaşımdır. Asıl sorumlular ve suçlular bir yanda dururken suçun mağduru kişilerin cezalandırılması ne vicdanla ne insan hakları anlayışı ile bağdaşlaştırılabilir.'' ---------------- ZİHİNSEL ÖZÜRLÜLER FEDERASYONU YÖNETİM KURULU Basın Bildirisi (15.12.2010) 09 Aralık 2010 tarihinde Kocaeli Valisi Ercan Topaca başkanlığında Perşembe günü toplanan Kocaeli İl Sosyal Hizmetler Kurulu Toplantısında kurul üyelerinin bazıları, devletin koruması altında olan, zihinsel özürlüleri hedef alan T.Ceza Kanununa göre Ayrımcılık ve kişi bedeninin bütünlüğünün bozulmasına yönelik suç oluşturan sözler sarfetmişlerdir. Özellikle kendileri de kadın olan biri diş tabibi, ikisi hukukçu diğeri de Kocaeli Üniversitesi Rektör yardımcısı olan ve muhtemelen anne de olan bu şahıslar, Zihinsel özürlüleri hedef aldıklarından dolayı, onları ve ailelerini derinden üzmüşlerdir.Özellikle Zihinsel özürlülerin dostu olmadığını düşündüğümüz,diş tabibi Sevil Çağlar'ın "Zihinsel engelli kadınlara yönelik tecavüz vakaları yaşanmaktadır.Bunların önüne geçilemiyor.Bunun için zihinsel engelli kadın veya erkeklerin kısırlaştırılması uygun olacaktır.Zihinsel engelli kadın hamile kaldığında dünyaya yine engelli bir çocuk getirmektedir.Bunun önüne geçilmesi gerekiyor" Sözlerini yerel ve ulusal basından öğrenmiş bulunmaktayız. Diğer kurul üyelerinin de bu konuda destekleyici tavır sergilediği izlenimi edinilmiştir. Kaldı ki oturum başkanı Kocaeli Valisi ve İl Sosyal hizmetler Müdürünün asli görevi zihinsel özürlü vatandaşlarımızı korumaktır, tepkisiz kalmaları ayrıca kitlemizi üzmüştür. Zihinsel Özürlüler Federasyonu olarak kanuni haklarımız saklı kalmak kaydı ile çocuklarımıza ve kitlemize yönelik bu çirkin saldırıyı kamu vicdanında kınıyoruz. Bu duruma yol açan yetkililer hakkında C.Savcılarımızın gerekli takibatı yapması için suç duyurusunda bulunuyoruz. Bu ortaçağ zihniyetinin hukukun üstünlüğü prensibi ile giderilmesini bekliyoruz. Basına ve Kamuoyuna saygı ile duyurulur. ---------------- SPASTİK ÇOCUKLAR VE ERİŞKİNLER DERNEKLERİ CEREBRAL PALSY FEDERASYONU Basına Ve Kamuoyuna (13.12.2010) 09 Aralık 2010 tarihinde Kocaeli Valisi Sayın Ercan TOPACA başkanlığında toplanan Kocaeli İl Sosyal Hizmetler Kurulu toplantısında ülkemizde yaşayan tüm engellileri ve engelli ailelerini inciten Diş Hekimi Sevil Çağlar’ın “Engelli kadınlara yönelik olarak tecavüz vakaları yaşanmaktadır. Bunların önüne geçilemiyor. Bunun için engelli kadın veya erkeklerin kısırlaştırılması uygun olacaktır. Engelli kadın hamile kaldığında dünyaya yine engelli bir çocuk getirmektedir. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor” sözlerini yerel basından öğrenmiş bulunuyoruz. Diş Hekimi Sevil Çağlar’ın biz engelliler için söylemiş olduğu bu sözler engelliler camiamızı derinden yaralamıştır. Anayasamızın 2. maddesi devletimizin yapısını “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” şeklinde belirlemiştir. Sosyal Devlet anlayışı temel insan hakları temelinde bütün yurttaşlarını koruyan kollayan bir anlayıştır. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’te “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir” sözleriyle tüm yurttaşlara sahip çıkılacağını belirtmiştir. Biz engellilerde bu anlayış ve sahiplenmeden yola çıkarak ülkemizde temel insan haklarından tam olarak yararlandığımız,eşit yurttaşlar olarak sosyal yaşamın içinde yer aldığımız bir Türkiye özlemi içerisindeyiz. Yukarıda belirttiğimiz Sosyal Hukuk Devleti anlayışı temelinde, Sayın Valinin İl Sosyal Hizmetler Kurulu’nda “Sosyal hizmetler konusunda Türkiye ortalamasının üzerinde bulunuyoruz. İnsanların gelecek kaygısı duymaması gerekiyor. Kimsesiz çocuklar için gereken güvence devlet tarafından sağlanmaktadır.” sözlerine karşılık Diş Hekimi Sevil Çağlar’ın engelliler konusunda söylediği söyler düşündürücüdür. Eğitim almış, aydın bir bilim insanının engellileri kısırlaştır ve engellilerin çocukları yine engelli olur sözleri kabul edilir değildir. Engelliler konusunda sarf edilen bu olumsuz, insan onurunu kırıcı ve temel insan haklarına aykırı bu sözler karşısında hiç tepki göstermeyen başta İl Sosyal Hizmetler Müdürü olmak üzere tüm kurul üyelerini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Sosyal Devleti olduğunu bildiği halde, engellileri toplum içinde ötekiler olarak değerlendiren Diş Hekimi Sevil Çağlar’ı kamuoyu vicdanında kınıyor; bu kişi ve kişiler hakkında gereğinin yapılması hususunda Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunuyoruz. Saygılarımızla. Rifat EMEKÇİ | Başkan Murat ARSLANHAN | Genel Sekreter
Değerli Dostlarım,
09.Aralık.2010 tarihinde, üyesi bulunduğum, Kocaeli Valiliği Sosyal Hizmetler İl Koordinasyon Kurulu toplantısında sarfetmediğim bir takım cümleler 10.12.2010 tarihli Kocaeli Demokrat ve 11.12.2010 tarihli SABAH gazetesinde bana atfen yayınlanmıştır.
31 yıldır avukatlık yapıyorum. Uzun yıllar Kocaeli Barosu Çocuk ve Kadın Hakları Komisyonlarının başkanlığını yaptım. Katıldığım her platformda ‘kadınlar-çocuklar ve engelliler’ için olumlu ayrımcılık yapılmasını talep ettim.
Gazetelerde yer aldığı gibi ‘ zihinsel engelli kızların kısırlaştırılması ‘ önerisini desteklemem söz konusu değildir.
O toplantıda ‘böyle bir düşüncenin evrensel hukuka, Türk hukukuna ve insan haklarına aykırı olduğunu , Medeni Kanunumuzun zihinsel engellilere belli koşullarda doktor raporu ile evlenme izni dahi verdiğini, evlenmesine izin verilen bir zihinsel engellinin,doğurganlığının engellenmesinin düşünülemeyeceğini…’ açıkça belirttiğim halde ,bir yerel gazete muhabirinin sözlerimi çarpıtarak gazetesine ve Sabah’a servis etmesi sonucunda, yazılı ve görsel basında, alıntı yapan internet sitelerinde ‘benim kısırlaştırma önerisini desteklediğim ve kanunlarımızın da buna izin verdiği’ gibi asılsız haber giderek yayılmakta ve bu durum duyarlı kesimlerde rahatsızlık, kişisel düşüncelerimi bilenler arasında da şaşkınlık yaratmaktadır.
Kocaeli Demokrat gazetesinin 15.12.2010 tarihli sayısında yapılan yanlışlık açıkca kabul edilmiştir.
İlgili gazeteler hakkında yasal yollara başvuracağım.
Bu konudaki haberlere itibar edilmemesini rica eder, saygılar sunarım.
Av. Serpil Özok
----------------
Aşağıda görebileceğiniz gibi bugün bize gelen Demokrat Kocaeli Gazetesi'ndeki 'Av. Özok'un Mağduriyeti' başlıklı haberi de sizlerle paylaşıyorum. 
15.12.2010













Önceki
Yazdır
Yorum Ekle
Arkadaşıma Gönder
Paylaş
Facebook
Twitter
Google
MySpace
Yahoo