Geçtiğimiz günlerde bir hak gaspına tanıklık ettiğimiz İzmir’de yaşanan olayı ‘İzmir Büyük Şehir Belediyesi Engellileri Yok Saydı, Mahkeme Dur Dedi’ başlıklı yazı ile 16.06.2010 tarihinde bu köşede sizlerle paylaşmıştık. Kısaca konuyu hatırlayacak olursak, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 11.03.2010 tarihinde Oya Tekin avukatı Seher Delibayır aracılığı ile açmış olduğu davayla ilgili idare mahkemenin aldığı yürütmeyi durdurma kararı alınmıştı. Bu da İzmir Büyük Şehir Belediyesi’nin engellilerin toplu taşıma araçlarında serbest seyahat kartına getirdiği sınırlamanın haksız bir uygulama olduğuna karar veren mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almıştı. Tam da her şey engellilerin istediği gibi gidiyor derken hiçte düşünülmeyen yeni bir durumla karşı karşıya kalan Oya Tekin ve avukatının Yasadikca.com’a gönderdiği yeni süreci aşağıda olduğu gibi sizlerle paylaşıyorum. Konu: İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin engelli toplu ulaşım kartlarına getirmiş olduğu kısıtlamayla alakalı açmış olduğum dava ile ilgili son gelişme hakkında. Bilindiği üzere 11.03.2010 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne engelli kartlarında yapmış olduğu kısıtlamadan dolayı avukatım Seher Delibayır aracılığı ile idare mahkemesine yürütmeyi durdurma talebiyle dava açmıştık. Açtığımız bu dava ile ilgili yine hatırlanacağı üzere İzmir 3. idare mahkemesi talebi incelemiş, gerekçelerimizi haklı bularak 18.05.2010 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı almış İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne tebliğ etmişti. Bu tebliğ sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi yürütmeyi durdurma kararına itiraz ederek bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesine başvuruda bulunarak itirazda bulunmuştur. Bu itirazları Bölge İdare mahkemesi tarafından kabul edilerek 3. İdare Mahkemesinin almış olduğu yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge idare mahkemesince alınan bu karar şu an için yürütmeyi durdurma kararına karşı belediye tarafından yapılan itiraz için alınmış bir karardır. Bölge idare mahkemesi yapılan itirazı haklı bulma gerekçesi olarak Ulaşım Koordinasyon Merkezince Ulaşım Kartları Yönetmeliğinin 9. maddesinin 3. bendinde ifade edilen Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin özürlü kartlarının kullanım bedelini belirler ifadesine dayandırarak itirazlarını haklı bulmuştur. Mahkeme henüz bitmemiş olup hukuksal mücadelemizi Avukatım Seher Delibayırla devam ettirmekteyiz. İtiraz yürütmeyi durdurmaya yönelik olduğu için Belediye’nin otuz günlük yasal süresi dolduğu halde özellikle kararı bekledik. 3. idare mahkemesince alınan kararı uygulamaya geçirmek için girişimlerde bulunmadık. Çünkü bu olayda zaten belediye tarafından mağdur edilen engelli arkadaşlarım bir kez daha mağdur edilsin istemedim. Dava tam sonuca ulaşmadan hareket etmek engelli bireylere bir şey kazandırmayacağı gibi tam tersine mağduriyetlerini daha da artırmaktan başka bir şey olmayacaktı. Bugün alınan karardan çıkan sonuçta bunu göstermektedir. Engelli arkadaşlarım bir süredir merakla gelişmeleri beklemekteydiler bugün çıkan sonuca bakarak demorilize olmalarını istemiyorum, çünkü ben demorilize olmadım, çünkü dava bitmedi, çünkü henüz hiçbir şey bitmedi. Ortada olan mağduriyet hukuksal olarak da bellidir, sosyal olarak da. Bunun anlaşılması, mağduriyetlerinin giderilmesi için bu yolda yapılması gereken her şey yapılacaktır. Bu gelişmeyi kamuoyunun bilgilendirilmesi adına Yasadikca.com aracılığı ile paylaşır, ilgileriniz sunarım. Oya Tekin Yukarıda okuduğunuz son duruma karşı söylenmesi gereken sözü türk adaletinin doğruyu bularak söyleyeceği inancımızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu süreç içinde yaptığım araştırma ve inceleme ile dikkatimi çeken ilginç, bir o kadar da manidar olan bir durumla karşılaştım. Şaşırmadım da diyemem. Sanki bu konu sadece Oya Tekin’in problemiymiş gibi İzmir’de hiçbir engelli dernek, vakıf ve diğer birimlerin kılını bile kıpırdatmaması. Valilik, ilçe belediyeler ve engelli, engelsiz tüm birimler sessizliğini korurken, destek verenler ise sadece belediye çatısı altında olmayanlar. Peki ya sivil hareket olma, hakkımızı savunma ya da yanlışlık karşısında tek vücut olmak için kurulan (Sivil Toplum Kuruluşları) STK’ların rolü nerde? Neden kuruldular? Görevleri neler? İşte bu soruların cevabını en iyi şekilde İzmir’deki engelli dostlarımız verecektir. Unutmamak gerekir ki, bu dava kazanılırsa tüm İzmir’li engelliler kazanacak. Kaybedilirse de tüm İzmir’li engelliler kaybedecek olgusu ile daha çok şey kaybetmeden birlik beraberlik içinde hareket edilmeli. Bugün Oya Tekinlerin yanında olmayarak sessiz kalanlar yarın engellilerin karşılaşacağı diğer haksızlıklar karşısında haklarını nasıl savunacak? Nasıl kendilerini inandıracaklar engellilere? Sessiz kalmanızın açıklamasını yapamayacak olmak gibi ağır bir sorumluluğu nasıl taşıyacaklar? İş de bu noktadan bakıp sorumluluk bilinci içinde hareket etmek gerektiğinin altını kalın çizgilerle çiziyorum. Belki sizin engelli yönetici ya da kişi olarak otomobiliniz olduğu için seyehat kartına ihtiyacınız olmayabilir. Ama o kartla işe giderek istihdamını gerçekleştiren evini geçindiren, eşi ve çocuğu ile sokağa çıkarak sosyalleşen, kişisel olarak ekonomik gücü düşük ya da hiç olmayanlar için eve hapsolup yaşamak yerine sokağa çıkarak eğitimini ve ihtiyaçlarını karşılayan vb. gibi daha sayamadığımız bir çok konuda binlerce engellinin bu karta ne kadar çok ihtiyacı olduğunu çok sesli düşünelim. Verilenlerin bir lütuf olduğunu düşünerek sessiz kalmayalım! Verilenlerin de bir hak olduğunu unutmayalım! Birlik ve beraberlik dileği ile. 24.07.2010













Önceki
Yazdır
Yorum Ekle
Arkadaşıma Gönder
Paylaş
Facebook
Twitter
Google
MySpace
Yahoo