Üniversiteli Çağlar'ın kulağına, hastanede bir kız çocuğu 'Şükret' diye fısıldadı. Kız ölünce o da hasta çocuklara kan bulan bir grup kurdu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü 4. sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Çağlar Gazioğlu, geçtiğimiz yıl nisan ayında hastalandı. Üniversiteli gence akut solunum yetmezliği tanısı kondu ve acilen ameliyat olması gerektiği söylendi. Gazioğlu, ameliyat günü sedyede beklerken, "Tam sınav zamanı neden böyle bir iş benim başıma geldi?" diyerek adeta yaşadıklarına isyan etti. Tam bu sırada bu sözlerin duyan bir kız çocuğu yanaştı yanına...Çağlar'ın kulağına eğilerek, "Haline şükretmelisin" diye fısıldadı. Sonra da geldiği gibi sessizci uzaklaştı. Kulağında bu sesle ameliyata girdi Çağlar. Sağlığına kavuşunca aklına o kız çocuğu geldi, "Şimdi nasıl" diye merak etti. Ancak bir ay sonra, küçük kızın lösemi hastası olduğunu ve yaşamını yitirdiğini öğrenince, tüm hayata bakışı değişti.
FACEBOOK'TA GRUP KURDU
Birşeyler yapmaya karar verdi ve lenf kanserini yenen sınıf arkadaşı Özlem Ergin ve Tayfun Baki ile birlikte harekete geçti. Üç arkadaş, bir yıl önce, sosyal paylaşım sitesi facebook'ta, "Trabzon'daki Lösemili Kardeşlerimize Destek" adı altında grup kurdu. Gruba destek veren kişi sayısı kısa zamanda 2 bin 900'e çıktı. Grup, ailelerden kendilerine ulaşan talepleri anında duyurdu; telefon numaralarını da verdi. Mesajı alan üyeler de aileleri arayarak yardıma koştu. Gazioğlu bu şekilde hem zaman kaybını önledi hem de yaklaşık 100'ün üzerinde lösemi hastasının en büyük sıkıntısı olan trombosit ve kan ihtiyacını karşıladı. "O kız çocuğunun 'Şükretmelisin' sözünden sonra utandım" diyen Gazioğlu, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Sınıf arkadaşım Özlem de kanserdi. O da inanılmaz mücadele verdi. Hem o olay, hem de Özlem'in yaşadıkları üzerine böyle bir grup kurmaya karar verdik. Zaten gruba destek verenlerin bir bölümü de kanserle mücadele eden kişilerden oluşuyor."
'YAŞAMAYAN ANLAMAZ'
Çağlar Gazioğlu, yaşadığı çok acı olayları da aktarıyor: "Bir genç kız tanıdım. Daha 18 yaşındaydı. Durumu çok kötüydü. Ölmeden 20 gün önce, trombosit bulamadığı için hüngür hüngür ağladı. Annesine, 'Ben ölecek miyim' diye sordu. Maddi durumu iyi olmadığı için kemoterapi almaya kara lastikle gelen çocuklar gördüm, içim parçalandı. Bu çocuklara bunu yaşatmak hangi vicdana sığar? Trombosit bulunamadığı zaman çocuğunun yanında ağlamamak için dişlerini sıkan, koridora çıkıp hüngür hüngür ağlayan annenin acısını kimse tahmin edemiyor. Yaşamayan bilmiyor. Duyarlılık gösteren üyelerimiz sayesinde bu çocuklar artık trombosit ve kan sıkıntısı çekmiyor." Lösemi hastası çocuklara yönelik ziyaretler düzenlediklerini de kaydeden Gazioğlu şöyle tamamlıyor sözlerini: "Üyelerden gelen hediyeleri, çocukları rahatsız etmeden dağıtıyoruz. Ama para kabul etmiyoruz. Onlara hediyelerini verince yüzlerinde oluşan tebessümü görmek, tarif edilemez bir duygu."
31.07.2010 - Sabah