Günümüzde hala anne sırtında veya baba kucağında okula gitmek durumunda kalan ve eğitim almaya çalışan çocuklarımız var. Çünkü maalesef hala tüm eğitim kurumları engellilerin eğitim almasına uygun değil. Bununla ilgili çözüm üretip sorunu çözen de var “Siz hiç sorun etmeyin biz taşırız” diye çözüm üreten ve ya da tam tersi “Ben çocuğunuzun sorumluluğunu alamam gelip yanında duracaksanız ancak o zaman okula kabul edebilirim!”diye işi yokuşa sürende… En kötüsü ise okula kabul etmeyenler!
Engelli çocuğa sahip ailenin ve engelli çocuğun yıkıldığı anlardan biri okul dönemidir.
Ben çocukluk dönemimde engelli değildim, sonradan engelli oldum ama yüksek eğitimimi dışarıdan tamamlamak durumunda kaldım. Çocukluk döneminde daha 3 yaşındayken çocuk felcinden engelli olan yakın arkadaşım ise okul dönemini çok zorluklar ile geçirmiş. Kendinden küçük kardeşinin okula başlamasını beklemiş öncelikle sonra onunla birlikte okula gitmiş. Kardeşi küçük yaşında onun sorumluluğunu da almak durumunda kalmış. Okula düzenli gidememiş, kardeşinin aldığı ders notları ile evde çalışmış. Yaşı büyüyüp de artık okul merdivenlerinde taşınması zorlaştığında ise o da dışarıdan eğitimini tamamlamak durumunda kalmış.
Engelli aileleri ve çocuklarının yaşadıkları çaresizliği yaşamayanlar beklide anlamazlar. Bilmezler ki, tek başına okula istediği gibi girip çıkabilmenin engelli kişinin hayatındaki önemi çok başkadır.
Eğer okula giriş-çıkış ve tüm okulun alanlarını gezmek bir engel teşkil etmese engelli kişi kendini burada engelli görmez. Arkadaşları kantine gidince o da gider, okul bahçesine çıkarlarsa o da çıkar. Engelli WC olduğunda okulda kimseden yardım almadan gidebilir. Yardım almadan işlerini yaptıkça da özgüveni artar mutlu olur. Bu psikolojisine de olumlu olarak yansır. Zamanla arkadaşları onun neleri yapıp neleri yapamadığını anlar ve ona göre yardımcı olur. Birlikte oyunlar da bulup oynarlar. Sağlıklı bir psikolojide yetişen bir engelli kişi, ailesine ve topluma da yük olmaktan çok katkı sağlar.
Her iş bedensel güç ile yapılmıyor. Zihin gücü ile nelerin başarılabildiğini görmek için öncelikle engelli kişiye eğitim fırsatı engelliye verilmelidir.
Okulların engelli çocukların erişimine uygun hale getirilmesi ivedilikle çözüm bekleyen bir sorun olduğu fark edilmeli! Bu noktada toplumdaki her bireyin üstüne bazı görevler düşüyor. Bedensel ve ya zihinsel engeli nedeniyle okula erişim sağlayamayan, eğitimine devam edemeyen okul çağı çocuklarımızın durumunu Engelsiz Fırsat Okulları Çağrı Merkezi’ne bildirimde bulunabilirsiniz. Bu kolektif bir çabadır bu konuyu hepimizin gayreti ile çözebiliriz. Çocuklarımızın eğitiminin önündeki engelleri birlikte kaldırabiliriz.
Eğitim özgürlüktür, eğitim almayan bir kişi hayatın içinde var olması çok zor. Bu anlamda Türkiye Kas Hastalıkları Derneği-KASDER ve İşitme Engelliler Derneği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü desteği ile İstanbul Avrupa yakasında Bağcılar ve Gazi Osman Paşa ilçelerinde ‘Engelsiz Fırsat Okulları’ isimli bir proje yürütüyor.
Pilot okulların engelli öğrenci açısından erişilebilirliğini araştırıp, mimari konularda çözümler sunmakta, televizyonlarda bu konu ile ilgili dikkatleri çekecek tanıtım filmi yayınlanmasını, eğitim sorunu yaşayan çocukların tespit edilmesi için “Çağrı Merkezi” bildirim gibi çalışmalar yapılıyor.
Okullarda bilgilendirme içeren ‘Farkındalık Toplantıları’ yapılarak toplumsal bir bilinç oluşmasının sağlandığı bu güzel projeyi tüm kalbim ile destekliyorum. Eğitimin önündeki engeller kaldırılsın.
Ocak ve Şubat ayları arasında sadece açık olacak çağrı merkezine sizde bildirimde bulunmak isterseniz çok az zamanımız kaldı hemen arayabilirsiniz. “Engelsiz Fırsat Okulları Çağrı Merkezi”nin telefonu: 444 28 24’dür.
El ele verirsek engelsiz fırsat okulları oluşmasına bizde katkı sağlayabiliriz. Biz yazdık sizde okudunuz bu konuda güzel bir başlangıçta bulunduk bile… Teşekkürler.
21.02.2012













Önceki
Yazdır
Yorum Ekle
Arkadaşıma Gönder
Paylaş
Facebook
Twitter
Google
MySpace
Yahoo