Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

Haberler

Engelli Sayısı Artmakta ve Artmasına Engel Olunamıyor

Resim : Yazar İsrafil Bayrakçı.

Resmi istatistiklerde nüfusun % 12,29’u engelli görülse de, maalesef ki, bu sayı artmakta ve ne yazık ki artmasına da engel olunamamaktadır. Engelliliğe yol açan o kadar sebep var ki, bunları saymakla bitmez. Lakin bize göre en önemli faktörlerden biri de mücadele ederken engelli durumuna düşen kahraman gazilerimizdir. Her nedense bu konu gündeme gelmiyor ve bunların durumları hakkında herhangi bir düşünce ve bir plan, program bulunmamaktadır. Hâlbuki sonradan engelli olma psikolojisini yaşayan ve bilen birisi olarak bu problemi devasa görüyoruz.

Evet, ülkemizin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri ile, yıllardır terörle mücadele etmektedir. Bu mücadelede sonuna kadar onbinlerce şehit verdik. Onlar için bir tesellimiz var. Şehadet şerbetini içerek, cenneti kazandılar. Biz de arkalarından minnet ve şükran duygularımızı ifade ederek rahmet okuyoruz. Peki, gazilerimizin durumu ya nasıl diyecek olursak, onların sayılarını dahi bilmiyoruz.

Engelli çeşidi nedir? Görme engelli mi, ortopedik mi, işitme engelli mi ya da diğer gruplardan mı? Bu hususta bir araştırma, bir analiz yapmak ilgili kanunların görevi değil midir? Evet, bize göre asli görevidir. Hele de, bir görev daha vardır ki, o da bunların manevi ve psikolojik bakımıdır. Empati yapalım, düşünelim bir kere. Sağlıklı bir insan bir anda elini, ayağını veya gözünü kaybederse nasıl bir haletiruhiye içerisine girer. İşte bunu düşünerek manevi açıdan bakım yaparak, sosyal hayata yeniden kazandırılması gerekir. Maddi imkân sağlamak, sıkıntılarını biraz hafifletebilir. Ama psikolojik olarak düzelmesi için, yine tekrar ediyoruz ki, manevi bakıma şiddetle ihtiyacı var.

Bugün yapılanlara baktığımızda, bu alanda ve bu manada yapılan önemli bir çalışmaya rastlamadık. Hatta gaziler arasında bile, ayrımcılığın olduğunu müşahede ediyoruz. Esasen, gaziler arasında yapılan ayrımcılık değildir. Onlara umutlu yarınlar hazırlayarak, hak ettikleri değeri gerçek manada vermektir. Hamasi sözlerle günübirlik yapılan programlarla geçiştirilemez. Çünkü milletimizin huzur ve sükûnu, geleceği ve bekası, gazilerimizin fedakâr hane gayretleri ile ve şehitlerimizin kanı ile ancak sağlanabilir. Bir kısım siyasilerin ayağını yere basmayan vaatleri ile seçim malzemesi haline gelerek değil, devlet her zaman mazlumun, yoksulun, haksızlığa uğramışların, mağdur edilmişlerin yanında olmalıdır. Bunların da başında gaziler gelir. İstiklâl Marşı’nın yazılışının 98’inci yılını yaşadığımız bu hafta, İstiklâl Marşı’nın anlam ve önemine dikkat çekmek istiyorum. Burada, gaziler çok önemli bir şekilde taltif edilmiştir. Bir başka şair de şiirinin bir kıtasında şunları söylemektedir:

Çobanoğlu var mı dünya tapusu,

Bir günde bozulur ömrün yapısı,

Çalışana açık Cennet kapısı,

Şehitlerden sonra gaziler gelir.

Şehitlik mertebesinin ne kadar yüce olduğunu biliyor ve gözler önüne seriyor. Akabinde de gazilerimizin bu manevi ikliminden pay alacaklarını ifade ediyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize de hayırlı ömürler Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum. Vesselam… Yazar / İsrafil Bayrakçı

14.03.2018 - milligazete

Değerlendir (Henüz oy almamış)