Çorlu’dan ‘Aysel Ergüney’ adlı okurumuz özellikle farkındalık oluşturmak amacıyla bizlerle paylaştığı ‘Dışlanmak’ adlı yazsında kamu ve yetkili mercilerin duyarsızlığı bir yana, alay eder gibi aldıkları karara karşı tepkisini açığa çıkarmak istediğini belirtti. Şimdi kaleme aldığı yazısını olduğu gibi sizlerle paylaşıyoruz.
Dışlanmak!
Bu duyguyu, yaşadığınız her an istemeseniz de hissetmek zorunda kalırsanız…
İşe yaradığınızı göstermek istemenize gem vurulursa…
Hiçbir suçunuz olmaksızın yakanıza yapışan hastalığınızı en azından kontrol altına alabilecek tıbbi yöntemlere erişebilecek maddi olanaklara sahip değilseniz…
Sahipsiz ve yapayalnızsanız…
Bu çaresizliklere devlet eliyle maruz kalmışsanız, bırakılmışsanız…
Derdinizi anlatmaya çalıştığınızda e-devletin “e-bilgilendirme”leri ile yönlendirildiğiniz “birim” lerden “eee-yanlış adres” ya da “e e eee” yanıtı alırsanız…
Sekiz buçuk milyon kişiyseniz, vatandaşı olduğunuz ülke nüfusunun yüzde on üçü…
Belediyelerin, birbirleriyle kursiyer rekoru kırma yarışına girdiği ortamlarda, size hitap etmeyen kurs merkezleri ile kamuoyunun gözünün boyanmasında kullanılıyorsanız…
Okullarda “kaynaştırma” adı altında “kaynatma” ya da “dışlanmayı artırma” eğitimine tabi tutuluyorsanız…
Kendinize inancınızın küllendirildiği sekiz yıllık “kaynatma” sonrası, yönlendirildiğiniz Meslek Liseleri’nin bu saatten sonra işe yaramadığını görmeyen yetkililere bunu anlatamıyorsanız…
İşgücüne katılım oranınız sadece yüzde yirmi…
Çalıştırılmadığınız için sosyal güvenceniz ve emeklilik hakkınız olamıyorsa…
Oysa; Sağlık Bakanlığı ve tabip odaları; doktorlar tarafından “kobay” olarak kullanılmanızın önüne geçmek için size yönelik tedavi programları yapsa, topluma kazandırmaya yönelik projeler üretse…
Milli Eğitim Bakanlığı, gelişmiş batı ülkelerinde olduğu gibi, ilköğretimden itibaren meslek ve beceri kazandırmaya yönelik atölye eğitimini, size özel diğer eğitimin yanı sıra verse…
Kültür ve Turizm Bakanlığı da bu atölyede üretilen ürünleri, hediyelik eşyaları turistik bölgelerde satışa sunsa…
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da, sigortalı olabilmeniz ve emekliliğe hak kazanabilmeniz için gerekli yasal düzenlemeleri yapsa…
İnsanların başlarına gelenleri, sıkıntılarını “kader” ya da “ takdir-i ilahi” olarak değerlendirerek sizi teselli eden! yöneticilerle dolu ülkeniz; “özürlüsüne sahip çıkan ülke” konumuna gelse…
BÜTÜN BUNLAR ÜLKEM İÇİN BİLİM KURGU GİBİ DÜŞ OLMASA!
Aysel Ergüney
Yukarıda Ergüney kısaca tüm engellilerin yaşadığı problemlerin kısa kısa altını çizerek dikkat çekmeye çalışmış. Bu çizgileri çizmekte haklıda. Şimdi önemli olan yanlışlığın üzerine giderek birlikte kamuoyu oluşturup birlikte tek vücut olarak hareket etmektir.
Yasadikca.com’un Okur Temsilciliği köşesinde yukarıda yer alan yazıyı bizlerle paylaşan Aysel Ergüney’e teşekkür ediyoruz.
Engellilerle ilgil her konuda farkındalık, şikayet ve önerilerinizin kamuoyu ile paylaşılarak gündeme getirilmesi için bize yazabilirsiniz.
‘Özgürlüğünüzün Başladığı Nokta’
Yasadikca.com
04.06.2010