Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

31 Mayıs Dünya Hostesler Günü.

Fikret Gökçe

fikretgokce_06@hotmail.com

Başbakan'ı Bile Yanılttılar…

Fikret Gökçe

Yetimin hakkı yenmez” derler. Özürlü insanlarla da oynanmaz ve alay edilmez. Ne var ki 1,5 yıldır “sizin için yasa çıkarıyoruz” denilerek oynanıyor ve üzerimizden politika yapılıyor.

 

Aralık 1999’da toplanan 1.ÖZÜRLÜLER ŞURASI’ nda özürlülerin sağlık, sosyal, kültürel, eğitsel, ekonomik v.b. sorunlarına köklü ve kalıcı çözümler getirmeyi amaçlayan kapsamlı bir ÖZÜRLÜLER YASASI çıkarılması kararlaştırılmıştı. Buna göre 57. Hükümet döneminde hazırlanan Yasa Tasarısı 3 Kasım 2002 erken genel seçimleri nedeniyle kadük olmuştu.

 

Bu defa 59. Hükümetin Özürlülerden Sorumlu Devlet Bakanı tarafından hazırlatılan ve 3 Aralık 2003 Dünya Özürlüler Günü’nde Meclis’e sevk edileceği ”müjdelenen” taslak, çıktı-çıkacak yutturmacalarıyla bugünlere kadar geldi ve hazırlayanların ellerinde kaldı. Aslında ortalıkta o kadar çok taslak dolaştı ki; hangisinin gerçek olduğu bir türlü anlaşılamadı. 91,94,73, 88 v.b. sayıda maddelerden oluşan taslaklar dışında gizlenen bir taslak daha yeni ortaya çıktı. Bu taslakta kıyım ve kadrolaşma nedeniyle, kazı-kazan’a dönen, asli görevlerinden uzaklaşıp, ödül vermekle, gösteri yapmakla uğraşan bir kuruluş haline getirilen, hatta apar-topar logosu bile değiştirilen Özürlüler İdaresi’ne  eş-dost için yüksek ücretli dört maaş ikramiyeli, sözleşmeli yeni kadrolar ihdasını öngören, ileride olabilecek bir hükümet değişikliğinde görevden alınacakların maaş ikramiye ve sosyal haklarının korunmasını sağlayan hükümler konduğu anlaşıldı. Ayrıca kıyım ve kadrolaşma nedeniyle görevden alınanların yargı kararı ile göreve dönenlerini engellemek amacı ile daire başkanlıklarının adlarının değiştirildiği görüldü.

 

Oysa biz, ülkemize de insan hakları ve çağdaşlık açısından itibar kazandıracak, demokratik, eşit katılımlı, uygar, bütünlüklü ve kapsamlı bir yasa hazırlanması için önerilerimizi takdim etmiş ve bu konuda her türlü desteği sunacağımıza ilişkin açık çek vermiştik.

 

Yetkililerin ağzı ile 3 Aralık 2003’de, daha sonra 10-16 Mayıs 2004 Sakatlar Haftası’nda TBMM’ye sevk edeceğiz, çıkaracağız sözlerine hatta Sayın Başbakan’ın 2 Haziran 2004 Çarşamba günü yedi bakanın, yediyüz davetlinin katıldığı Sheraton Oteli’ndeki yemekte “arkadaşlarım özürlüler için çok güzel bir yasa hazırladılar, meclis tatile girmeden  bu yasayı mutlaka çıkaracağız” şeklindeki açıklamalarına karşın, bu gerçekleşmedi. Ve nihayet 8 Aralık 2004 tarihinde bizzat Özürlüler İdaresi Başkanı’nın Türkiye Sakatlar Konfederasyonu’nda federasyon başkanlarına bildirdiğine göre; taslaktaki can alıcı 20 maddenin daha çıkarıldığı ve böylece taslağın 53 maddeye düştüğü ve kuşa çevrildiği öğrenildi.

 

8.4 milyon özürlü yurttaşımızı büyük bir beklenti içine sokan ve ortaya çıkan bu durum sonucu hüsrana uğratan ve bu gelişmeler üzerine “Devlet Bakanı Gürdal Akşit’in hazırlattığı taslağı yeterli bulmadığını, özürlülerle ilgili olarak Türkiye’de değişen bir şey olmayacağını” basında açıklayan AKP İstanbul Milletvekili Lokman Ayva’nın da 30 Kasım 2004’de ortaya çıkardığı farklı bir kanun teklifiyle şaşkına dönen bizler şimdi soruyoruz.

 

Komedi mi oynanıyor?

AB’ye uyum sağlamak için onlarca yasayı hazırlayıp, adeta “Hızlandırılmış Kanunlar” olarak  Meclis’ten geçiren hükümet, özürlüler konusunda neden ortaya bir irade koyamıyor? Yoksa önümüzde bir komedi mi oynanıyor? Biz bu komedinin oyuncusu da seyircisi de olmaya razı değiliz.

 

Biz Sayın Başbakan’ın, Özürlüler konusundaki içtenlik ve duyarlılığına inanıyor ve yasayla ilgili olarak bizzat Bakan ve diğer yetkililer tarafından doğru bilgilendirilmediğini düşünüyoruz.

 

“Özürlüler İdaresi kapatılıyor”

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanı’nın 8 Aralık 2004 günü Türkiye Sakatlar Konfederasyonu’nda verdiği bilgiler arasında Özürlüler İdaresi’nin lağvedileceği hususu da bulunuyordu. Hatta bununla yetinmeyip, SHÇEK’in de aynı akibete uğrayacağı, bununla ilgili yasal düzenleme çalışmasına başlandığı belirtiliyordu.

 

Bu kurumlar farklı ve kutsal kurumlardır. Tapu dairesine, nüfus idaresine benzemez. Bunlarla oynamaya gelmez. Bedeli ağır olur. 57.Hükümet ‘in Özürlülerden Sorumlu Devlet Bakanı’nın  yakın mesai arkadaşlarının düştüğü durumlardan ders almak gerekir.

 

Hem daha Cumhuriyet ilan edilmemiş iken ve Ulusal Bağımsızlık Savaşı devam ederken 30 Haziran 1921’de Himaya-i Etfal adıyla Büyük Atatürk’ün kurduğu SHÇEK, hem de Türkiye Sakatlar Konfederasyonu önderliğinde bizler tarafından büyük mücadelelerle kurulan Başbakanlık Özürlüler İdaresi kapatılamaz. İyileştirilebilir  daha işlevsel duruma getirilebilir, bu konuda desteğe hazırız. Yetime, öksüze, güçsüze, özürlüye kısacası tüm garibanlara hizmet amacı ile kurulmuş bu kurumlar bir takım insanların beceriksizliğine, siyasi emellerine ve çıkar hesaplarına kurban edilemez.

 

Çünkü Özürlüler İdaresi iyi niyetle, ülkemiz ve insanımız için biz kurduk. Ama bu duruma biz getirmedik.

Değerlendir (Henüz oy almamış)