Renk Değiştir Lila Mor Siyah Turkuaz Yazı Boyutu A A A | Erişilebilirlik | Kontrast Renk Pembe Sarı
Yaşadıkça
Site Google Bing

31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü.

Zehra Eliçin

info@bcdtr.com

Avrupa’lı Engellilerin Mücadelesi

Zehra Eliçin

Bu yazımı Brüksel’de kaleme alıyorum. Bir AB projesi nedeniyle gelmiştim. Toplantının yapılacağı binada ilgimi çeken paralel bir konferans olduğunu gördüm, konusu: İnsan Hakları ve Engellilik. Avrupa Engellilik Forum’u (EDF) tarafından düzenleniyordu ve kurulan masada duran kitapçıklarından bir tane aldım. Kolay okunması için hem iri puntolarla hazırlanmış hem de kullanılan dil çok sade... Kitapçığın başında farklı engelli gruplarını düşünerek kitapçığı özellikle bu şekilde hazırladıklarını belirtmişler. Ben de gözümdeki ileri hipermetropi nedeniyle bu durumdan çok hoşnut kaldım. Ayrıca o ağır ve bürokrasi kokan AB dokümanlarında yazılanları okuyucuların anlayacağı dilden hap gibi özetlemişler. Keyifle okudum. Ve sizlerle paylaşmak istedim... Türkiye’de verilen mücadelenin Avrupa’dakiyle kıyaslanarak durumumuz hakkında bir fikir vermesi açısından faydalı olacağını düşündüm. Bakın neler üzerinde duruluyor:

Engellilikle ilgili hakların İnsan Hakları çerçevesinde ele alınması. Her türlü ayırımcılığa karşı mücadele verilmelidir. EDF bunun üzerinde yıllardır mücadele veriyor ve yasalar çıkartmaya çalışıyor, çıkarılan yasalarda engelliliğe ilişkin noksanların giderilmesi için uğraş veriyor. Şu an yasa tasarısı AB Konseyinin önünde ve 27 ülkenin oy birliğiyle kabulünü bekliyormuş.

•İstihdam için fırsat eşitliği. İstihdam temel bir insan hakkıdır ve engelli olmak bu hakkın elinden alınması anlamına gelmemelidir. EDF’in belirttiğine göre bir engellinin iş bulma şansı, engeli olmayana göre üçte bir (Bilindiği gibi Türkiye’de bu fark çok daha fazladır). EDF ve benzeri örgütlerin yaptığı lobi faaliyetleri neticesinde Avrupa Konseyi şirketlerin engellilerin istihdamı açısından desteklenmesini sağlayacak düzenlemeler getirilmiş.

Hayatın için tercih yapma hakkı. Sosyal hizmetlerin kalitesini ve erişilebilirliliğini artırmak sayesinde engeli olan insanların başkalarına olan bağımlılıklarının azaltılması ve kendi tercihlerini yapacak hale gelmeleri mümkün olacaktır. Örneğin Avrupa Standartlar Komitesi ile çalışmalar yapılarak sosyal hizmet kalitenin ne şekilde artırılacağının belirlenmesine çalışılmaktadır.

Ürün ve hizmetlere erişim. Bu konudaki çabalar, özellikle ürünlerin tasarımında engellilerin ihtiyaçlarının dikkate alınmasını kapsıyor. Örneğin kentsel çevrede, bilgi ve iletişim teknolojilerinde ve tüketici ürünlerinin tasarımında... Ya da turizm ve taşımacılık hizmetlerinde... Bu konuda EDF bir de çalışma grubu oluşturmuş. Adı da “Herkes için Erişim”. Bu çerçevede e-Erişim konusunda da kriterler belirlenmeye çalışılıyor.

• Ulaşıma erişim. Herkesin serbestçe hareket etmesine olanak sağlayan “engelsiz bir Avrupa” sloganıyla açıklıyorlar bu konuyu. 2006 yılında hava taşımacılığına yönelik bir düzenleme gerçekleştirilmiş. Örneğin tüm Avrupa’da uçaklarda bilgi aktarımı için video kullanılmaya başlanmış. Diğer ulaşım araçlarına yönelik düzenlemeler üzerinde de çalışılıyormuş.

• Bilgi toplumuna erişim. Engellilerin profesyonel ve kültürel alanlarda topluma entegre olmalarında bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) çok önemli bir rolü var. Üstelik BİT’nin erişilebilir olmaması, birçok alanda erişimi engelleyeceğinden ayırımcılığa da yol açabilmektedir. Örneğin Avrupa’da da acil yardım hattı çağrı numarası olan 112’ye maksimum erişimi sağlayacak düzenlemeler içinde engelli gruplarını dikkate alan ve ses, görüntü ve metin kullanımının aynı anda mümkün olması için teknolojik düzenlemeler yapılmış.

• Cinsiyet eşitliği. Bu konuda daha çok kadınları ilgilendiren çalışmalardan söz edilmektedir. Kadınlar halen bizden çok daha az düzeyde de olsa Avrupa’da da ayırımcılığa maruz kalmaktadır. Hele hele engelli olunca çifte ayırımcılık kaçınılmaz olmakta. Kısacası engelli bir erkeğe nazaran engelli bir kadın günümüzde daha dezavantajlı durumda. Bu alanda yapılan lobi faaliyetleri sonucunda engelli kadınların hamilelik izinleri ve engelli çocuğu olan kadınların izinleri ile ilgili düzenlemeler gündeme gelmiş.

Bunlardan söz edip de üzerinde çalıştığımız engelliliğe yönelik projemizle bağlantı kurmamak olmaz. Projemizin konusu engelli öğrencilerin engeli olmayan öğrencilerle birlikte eğitim aldıkları kurumlarda kendileri için ne gibi düzenlemeler istemeleri gerektiğine yönelik bir bilgi kaynağı oluşturmak. Q4S isimli bu proje (www.q4s.eu) İngiltere Worcester Üniversitesi öncülüğünde gerçekleştiriliyor. İngiltere’de engelliler Türkiye’deki gibi engellilere özel okullara giderek eğitim almıyor, yaygın eğitime dâhil oluyor. Türkiye olarak bu projede yer almak suretiyle, hem ülkemizde bu konuda bir bilinçlendirme yaratılması, hem de oranı düşük olsa da, yaygın eğitim kurumlarında eğitim gören engelli öğrencilerimize bir fayda sağlanması hedefleniyor. Yani Avrupa ile aramızda bir fark olsa da, proje sayesinde ülkemizdeki engellilere, onların ailelerine ve eğitmenlere Avrupa’nın bilgi kaynaklarını sunarak bu konudaki gelişmemize bir katkı yapılacaktır. 

Bir sonraki yazımda bu çalışmamızdan örnekler sunmaya çalışarak Avrupa-Türkiye ilişkisini daha yakından kurmaya yardımcı olacağımı umuyorum.

26.09.2010 - Brüksel

Değerlendir (4 oy, ortalama 5.00 yıldız)