Genelde çok sevenler en sevildiklerini düşündükleri anda ihanete uğrarlar. İhanete uğrayana kadar yoluna böylesine acı veren olayların çıkacağını kimse düşünmez. Severken nasıl sevgisiz kalırız. Bunu sevginin başında bir yaşam gerçeği olarak kabul etmeli. İhanete uğrayan sensin, benim o.
Leydi Diana’nın bile aldatıldığı, en ünlü film yıldızlarının bu gerçeği yaşadığı bir dünyada aldatılmayacağını düşünmek hayal gibi görünüyor. Önemli olan bu ihaneti yaşayan sensen nasıl davranacağına karar verebilmendir. Sonraki yaşamında bu kararı vermekten daha zor bir dönem geçirmeyeceksin demektir.
Çoğu kadın aldatılmayı asla kabul etmeyeceğini, hemen sevdiğinden vazgeçip kaçacağını söyler. Ama hiç de öyle olmaz. Yaşamadığı bir olayı yaşadığında nasıl davranacağını hissedebilmesi olanaksızdır. Şu doğrudur, bu doğrudur demek çok yanlıştır. Bir olay yaşanmıştır. Acısını ve gerçeklerle yüzleşmesini yaşayacak olan iki kişi vardır. Erkek veya kadın aldatıldığında önce öfkelenir. Öfkeyle hareket ettiği zaman ilişkinin zaten devam edebilmesi olanaksızdır. Zamanla unutulabilecek bir ihanettir en acısı bile, hatırlanmaz bile, üzeri jelatinle kaplanır. Aldatılanların yüzde sekseni düzeninden vazgeçmez. Kırılan yüreğin tamiri çok zordur. Bütün yaşamını o güne kadar sevdiğine ayıran kişi, birlikte yaşamayı seçebilir. Tuhaf bir şekilde; daha özgür, daha kararlı, daha rahattır. Yaşamında kaybedecek bir şeyi kalmadığı söylenebilir. Büyük aşkının koruyucusu değildir artık. O aşk gökyüzüne fırlatılmış, bilinmeyen bir yere gömülmüştür. Kuşkularının bir anlamı kalmaz. Kıskançlığının bir anda bittiğini görür. Ölümsüz aşkın yerine farklı kırık ezik ama özgürlük veren bir şey yerleşir… Ne aşktır ne sevgidir, bir dudak bükme, bir şaşkınlık, bir bilinmeyen duygudur beraberlikte yaşanan. O durumdan sonar, yaşamla alay etmek gibi bir şeydir beraberlik. Farklı bir yere yerleşir sevgi. Zaman en büyük dostudur aldatılanın, zamanın dışında da aldatılmanın dost bulması olanaksızdır.
Dünyada hiç kimse sevgisiz yaşayamaz., Genç aşık sevginin ölümsüzlüğüne inanmazsa sevgiye kucak açamaz. Olumsuz yaşayacağımızı düşündüğümüz sevgileri elimizle kendimiz öldürürüz. İnanmak için peşinden gitmek. Bir yolu birlikte arşınlarken başka noktalara odaklanan çiftlerden biri sevgi yolunun kararmasına neden olur. Birlikte gülmek eğlenmek ve yaşamak varken bir de bakarız ki severken yalnız kalmışız. İşte o anda dünyada sevgi bizim için tükenmiştir. Boş bir bardaktır artık sevgiden gelen her şey. Bunu yaşamayan çok az insan vardır. Bir yığın kişi de sevgisini nefrete dönüştürerek yaşamı kendisine zindan eder. Oysaki bizden daha önemli ne olabilir dünyada. Biz bu kadar önemliysek gülmek, konuşmak ya da zevk almak hakkımız değil mi, yolumuza çıkan bir yanlış nedeniyle yaşamı kapkara mı etmeliyiz?
Aşka verdiğimiz emek boşa gitmemiştir aslında. Aldatılmanın acı, kendimizi sevmeyi, kendimize bakışlarımızı çevirmemizi sağlar. Bizim gerçek yaşamı tanımamızı sağlar.
Sen dinmeyen yağmur gördün mü, ya da bir daha doğmamak üzere güneşin bulutların arkasına gideceğine tanıklık edebilir misin? İhanet sonunda sevgiyi tekrar istemek imkansız gibi görünse de buna sınırlanmış inançlarla bakmamayı öğrenmeliyiz. İhanete uğrayan siz olsanız da karşınızda sizin güveninizi sarsan kişi hırçınlaşır, bağırıp çağırır. Bırakın bütün hırçınlığı ile etrafa sarılsın, yapacak başka bir şeyi kalmadı. Bırakın iplerini azgın bir hayvan gibi çekip gitsin, siz öfkenizle boğuşurken o da kendini yerlere atarak yüzleşsin. Sizin de onun da başka şansı o ilk an için yok. Biliyorum çok öfkelisin. Ama önemli olan öfke anını karar almadan geçirebilmek.
Sevgisiz yaşamak olanaksızdır. Kedi köpek beslemekle yetinemeyeceğimize göre yeni bir sevgi yaratmamız gerekir. Ya birlikte yola çıktığımız insanla yeni bir sevgi yaratırız. Ya da yaşantımıza yeni birini sokarız. Daha olgunlaşmış, daha hazır, daha sevgiyi tanıyan, daha gerçekçi aşık.
Nasıl olur demeyin olur, ne mi olur: Eski ve ihaneti yaşatanla yola devam etmek, doğru bir seçenek gibi görünebilir. Bu size bağlıdır. Hemen mantığınızı kullanmalısınız, bu aşamada size mantığınız yardım edebilir. Geriye bakmadan ileriye bakarak neler yapacağınızla ilgili kararlar almalısınız, gururdan kısmetini alan kararlar her zaman sizi yarı yolda çaresiz bırakırlar. Her zaman birlikte yaşarken maddi manevi kazançlarımız ve kayıplarımız vardır. Önemli olan hangi tarafın ağır bastığıdır. Çoğu insan hesaplarını beraberlik öncesi alınan yanlış
bir kararmış gibi yaparlar, ama o anda alınacak kararın en doğru karar olabileceği üzerinde nedense durmazlar. Sefaletler, hastalıklar hep o anda verilen karara yüklenir. İyiler ve mutluluklar akla bile gelmez. Bu durumda kalem ve kağıtla mantıklı listeler yapılmalı. Kağıt üzerinde düşünülmeli.
Artık o bizim için aynı insan değildir, sevebileceğimiz biridir aslında, niye sevdiğimizi nasıl sevdiğimizi düşünürsek.
Kozlar elimizdedir, ne yapacağını nelerden zevk alacağını nasıl yaşamak istediğini biliriz. Biz de onu şaşırtmak için sevgiyi, askı kendi şansımıza döndürmek için yola çıkarız. Sevmek ve onunla yaşamak daha kolaydır, Karsımızda gerçeklerle yüzlesen biri vardır. Tek yapmamız gereken dırdır etmeden onun kendisiyle yüzleşmesine izin vermektir. Her hatırlatma her yüzüne vurma, her yakınma bir adım geri gitmektir. Zamanı sessiz ve bekleyerek geçirmeliyiz. Süreyi sessiz geçirmenin bize yararı vardır, öfkeli karar almamış oluruz.
Bir düşünün aşk boyunca hata yapmadığınızı düşünüyor musunuz? Bu gün olsa nasıl davranırdınız, neleri farklı yapardınız. Sizin verilmiş kararlarınız var, belli bir yolunuz var, başınıza neler gelebileceğini biliyorsunuz. Emeklerinizi yarı yolda bırakıp başka bir yöne gitmek daha mı kolay görünüyor?
Çok yoruldunuz ve incindiniz, rahat olmak geçmişten uzakta bambaşka bir dünyada ihmal ettiklerinizle ya da başka, yeni birileriyle olmak istiyorsunuz. Burada çok düşünmek gerekir. Dayanma gücünüz, sabrınız ve uğraşınız nereye kadar olacak. Bazen ihanete uğratan sevgiliyi sevgisiz de olsa yeniden başlama adına affederek, sevgiyi yakalamak da var.
Siz kurtulup yeni bir dünyaya, meleklere koşmuyorsunuz, siz özel birileriyle sevgiyi yaşamaya gitmiyorsunuz, belki de geçmişte yaşadıklarınızla borçlu kaldığınızı düşündüğünüz kişilere, asla elde edemeyeceğiniz sevgilere koşuyorsunuz. Ömrünüz çok uzun olsa da yine yarı yolda ve yalnız kalmayı göze almalısınız. En verimli çağınızda yaşadıklarınız ve elde ettiklerinizi de bırakarak çamurlu bir tarlada çiçek açtırmaya gidiyorsunuz. Gidin, ama kurak tarlanızda çamurunuzu temizleyecek bir ortam oluşturun. Ne askı hayallerinizdeki gibi yaşayacaksınız, ne eski heyecan ve mücadele içinde olacaksınız. Ama bildiğiniz yerde daha güçlü daha olgun çiçek açtırmaya çalışacaksınız. Çamurda boğulmak ve saplanıp kalmaktan daha mutlu yasayacağınızı hayal etmeyi ihmal etmeden karar almalısınız.
Davranışlarımızla şaşırtarak yola devam edebiliriz. Bunu sizin seçiminize bırakıyorum. Olur mu eski sevgiliyle önce ihanetten sonra yola devam etmek. Olur. O da artık gerçeklerle yüzleşti’ doğruyu eğriyi ayırabilecek durumda. Pişmanlığı yaşayabilmesi için savunmaya geçmesine fırsat vermeyelim, ya affedelim dırdır etmeyelim; ya da sen yoluna ben yoluma diyelim. Sürekli yaptığını yüzüne vurursak kendi çorak tarlamızda.
Başka yollar mı? onlardan geldik, hiç deneyimsiz yaşadığımız o çamurda boğulmayalım. Yağmurun durmasını beklemek en güzeli.
03.02.2011













Önceki
Yazdır
Yorum Ekle
Arkadaşıma Gönder
Paylaş
Facebook
Twitter
Google
MySpace
Yahoo